25 Haziran 2010 Cuma

YOU TUBE’DEN SONRA GOOGLE ‘I DA TÜRK MİLLETİNE YASAKLAMAYI DÜŞÜNÜYORLAR.


Bu sahtekârlar You Tube’den sonra vergi vs. bahanesi ile Google yi de Türk Milletine yasaklamayı düşünüyorlar. Bu son zamanlardaki uyanışı engelleme yönünde yaptıkları planların bir parçasıdır. Bu vergilendirme mevzuatı vs. tezgâhı millete hazmettirilirse başka arkadaşlık vs. sitelerine de uygulanacağından şüpheniz olmasın.

Söylediklerine göre You Tube Atatürk’e hakaretler için uyarılmış, You Tube uyarıları kale almadığı için kapatılmış hem de Atatürk’e en büyük hakaretlerin yapıldığı ülkemiz yöneticilerince. Aslına bakarsanız Türk Milletine yasaklanmıştır You Tube.


Bakın You Tube girmek istediğinizde çıkan yazı bu:


Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin, 05.05.2008 tarih ve 2008/402 nolu KORUMA TEDBİRİ kapsamında bu internet sitesi (youtube.com) hakkında verdiği karar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nca uygulanmaktadır.


Bunlar kimi kimden koruyor, Atatürk’e hakaret varmış, dediğim gibi Atatürk’e en büyük hakaretlerin yapıldığı ülkemizde bu ne palavra bahane. Bu kanunları nasıl keyfi kullandıklarını gösteren örneklerden biridir. Atatürk’ü koruma kanunu bile nasıl kullanıyor bu çevreler, bunları tüm Dünya görüyor bize niye gösterilmiyor?


Ayrıca Fethullah’çıların ve Kürdistan Ermenistan tezleri vs. işlerin, propaganda, alt yapı vs. çalışmaları için faaliyet alanıdır You Tube. Bütün aleyhimize faaliyetler tüm Dünyanın gözü önünde yürütülüyor You Tube da. Söyleyin You Tube bize niye yasaklı? Bütün bunlara cevap vermemiz mi istenmiyor? Bunlar Türk Milletini uyutmaya çalışanların çok büyük tezgâh içinde olduğunu ispatlayan uygulamalardır.


Bu yasaklamaları engellemek için eylem birliği içinde olmak lazımdır, tepkinizi sert veriniz. Eğer konu vergi mevzuatı ise Uluslararası tahkim mahkemeleri ne güne duruyor. Konuyu Ergenekon da uyguladıkları iddianame çıkmadan gözaltı tezgâhına çevirecekler haberiniz olsun.


ABD ve Otlakçısı Emperyalistler, esas doğu kaynaklarına oturmak ve Suudi Arabistan’dan, İran, Ermenistan, Kafkasya hattında, Iranın arkasında da Belucistan, Pakistan, Hindistan, Afganistan hattında yani Hazardan Umman a, Kafkasyadan Afrikaya kadar cepheyi oluşturmak amacındalar.

ABD ve İSRAİL Filistin Gazze hattını zaten kavradı, Yemendeki Şiileri Sünni Yemen halkı ve ek kuvvetlerle eziyor, Ürdün çantada keklik, Irak Malum, bizi halletmesi ve Suriye’yi bizle birlikte dağıtması lazım.

You tube den sonra GOOGLE da kapatılmak üzere, GOOGLE ile hukuki sorun yaratarak kitabına uydurup bize kapatmayı planlıyorlar. Bilgi dolaşımı ve Özgürlükten rahatsızlar, vatan haini işbirlikçileri ile baskıyı arttıracak yollar arıyorlar.

Bu yolda içimizdeki işbirlikçiler sayesinde bayağı yol aldılar, Anayasa Referandumu son hamle yani halkın vekâletlerini alıp bu işgali sadece kitabına uydurmaları gerekiyor. Daha bunu beceremediler, hal buyken işbirlikçisi hainler ise halka şiirler okuyup masallar anlatıyor.

Bu Millet Anayasa referandumunda bir evet verirse enayiliğine ve gerzekliği ne doymasın. O aşamadan sonra karısını kızını ABD’nin kucağından kurtaramaz ve hepimiz bu geri zekalılar yüzünden felaketin içine sürükleniriz.

Herkes aklını başına alsın biz şanlı Tarihe sahibiz vs. falan filan nutukla olmuyor, düşmanlar kapıda ve mertçe karşına çıkmıyor, bilgili ve akıllı olmak lazım bu böyle biline…


Yurtsever Yurttaş


3 Haziran 2010 Perşembe

EMPERYALİSTLER VE İŞBİRLİKÇİLERİ SALDIRININ ŞİDDETİNİ ARTTIRIYOR!



Herkese anlatın bu İHH Gazze yardım konvoyu sarhoşluğundan çıksın herkes. Barzani bazılarının yaldızlı davetiyesi ile burada ve çok dolap dönüyor. Doğuda sınırlar Askerden alınıyor, hatta sınırlar kaldırılıyor.

Medya hainleri devrede, seferberlik hali
nde çalışıyor ve söylemlerinde Kuzey Iraktan, Irak Kürdistan’ı diye bahsediyorlar. Bu Gazze’ye yardım Palavrası Milletin gözünü bağladı, terör arttı kapsamlı hamle yapıyorlar arkası arkasına hamleler başladı.

ABD destekli Kuzey Iraktan bunca saldırı varken ve şehitler verilirken, Barzani’yi kardeşimiz naraları ile burada ağırlayan ve anlaşmalar yapanların amacı nedir. Cengiz Çandar vs. benzeri şahısların Kuzey Iraktan Irak Kürdistanı olarak bahsetmesine bakılırsa, ABD ve otlakçısı Emperyalistler Kürdistan’ı ilan edip tanımaya hazırlanıyor. Çeşitli Terör olaylarının yükselmesi, Askeriyeye vs. yapılan roketli saldırılarda dikkat çekicidir.

Bu işi de İHH tezgâhının sonrasında olgunlaştırmaları ilginç olmakla birlikte bu işlerin bağlantılı olduğu ispatlar niteliktedir. Ayrıca bu GAZZE işini örgütleyende Türkiye değil şeceresi karanlık ‘’İHH’’ ama gemiler önceden Türk bandıralı, sonradan Comor bandırası almış ama Türk Bayrağı çekilmiş ve bu iş Türkiye’ye mal edildi.

Buna izin verenler kimlerdir? Bu aşamada Türkiyenin İHH ya sahip çıkması için bazı manevralar yapılacaktır, buna izin vermemek gerekir çünkü İHH nın seceresi bellidir. Bu açıkça ortaya konmalıdır, çünkü büyük merak konusudur.


Bu işin nereye varacağı ve bu ölümlerin olabileceği kesinlikle bilinmekteydi. Ölenlerin ailelerine duyurulur, bu gibi girişimlerde ölümler, amaçlanan propagandanın şiddetinin artması için istenen amaçlanan bir şeydir. Gemideki pozisyon nedir? nasıl bir motivasyon oluşturuldu? Kışkırtma var mı? Bu konular incelenmelidir ve bu işin içindekiler hem Türkiye’ye yapılan emrivaki hem de bu açıdan soruşturulmalıdır, Savcılara duyurulur.

Hal buyken bu organizasyon nedeniyle Türkiye ye emrivaki ile yüklenen Hamas işbirliği görüntüsü gariptir ve bu emrivaki suçtur. Ayrıca ortaya çıkan olaydaki ölümlerin sorumluk yükü İsrail’in olduğu kadar bu işi organize eden ve bu işi Türkiye’ye mal edenlerin de sırtındadır. Ayrıca İsraili Protesto ederken ABD nin İsrail, İsrail'in ABD olduğunu unutmayınız ve hedefi şaşırmayınız. ABD'nin İsraile fırçaları palavradır.

Bütün olaylar ve bunların izlediği devamlılık gösteriyor ki, Emperyalistler ve işbirlikçileri saldırının şidddetini arttırıyor haberiniz olsun. Ayrıca bu konuya bağlı Kitlesel Protestolar ABD’nin planladığı bir dinci kalkışmanın örgütlenme ortamını ve çeşitli kışkırtmaların zeminini oluşturabilir, uyanık olunuz.

Benden söylemesi

9 Mayıs 2010 Pazar

HANİ GEYİKLER VE OYUNU SATAN ŞEREFSİZLER VAR YA...



Hani vatandaş olup da vatanın satılmasını kayıtsız seyreden, ya da umursamayan reziller varya, bunlar insanım ben diye nasıl dolaşır ortalıkta? Daha da beteri, Emperyalist işbirlikçilerine oyunu satan şerefsizler var ya, bunlara ise hiç söyleyecek söz bulamıyorum.

İnsanları cahil bırakıp bundan istifade eden sahtekarlar bu gibilerin sırtını sıvazlayıp işini yürütüyorlar. Televizyonlarda bunların görüntülerini de ayrıca reklam olarak kullanıyorlar.. Oyunu satan ya da bana ne ben yoluma bakarım diyen adam vatanının Milletinin varlıklarını satıyor demektir, bunu birileri hatırlatsın şunlara.


Geçen gün Televizyonda gördüm, Kırıkkale’de salağın biri sonuna kadar oyum onların diye sanki onurlu bir duruş sergiliyordu. Herif zır zır cahil daha Anayasa paketini görmemiş, görse de anlamaz, dangalak daha şimdiden evet demeye hazır. Televizyonda kendini görünce birde çevresine hava atıyordur profesör edası ile ahkâm kesen bu ahmak.

Birde, çıkarına göre dalgalanan özde dansözler var. Şimdi mangalda kül bırakmayan bir sürü insan, geçen seçimlerde bu saflarla beraber hareket etti. Ekonomi sarsılırsa zarar ederiz diye vatan hainlerine oy verdi o seçimde bu gibiler.

Bunların Anayasa referandumunda ne yapacakları da muamma ve AB, ABD ve işbirlikçileri, bu takımın kaypak ruhunu hesaplıyorlar. Bir süre sonra, Desteklemezseniz Ekonomi sarsılır söylemleri ile bu korkak satılmış takımının korkularını deşeceklerdir, bundan emin olunuz.


Bu bilinçsiz hödüklere, bu vatan haini işbirlikçilerine iyi bir sopa lazım aslında. Sopa lazım çünkü bu gibiler eskiden beri aşılanan ''Ben yoluma bakarım ağbi yağ'' ya da ‘’ Yesinler de yapsınlar ağbi yağğ’’ söylemlerinin yansıttığı aşağılık sürüngen bir duruş sergiliyorlar.

Birileri böyle vatan haini salakları görürse yerini hatırlatsın, cahil olduğunu anlasın ki öğrensin ahmak. Ayrıca bu şerefsizleri kimse adam yerine koymasın ki yaptığının farkına varsın, bazı değerleri anlasın bu gibi ahmaklar.

En başta vatanseverlik, şeref ve haysiyet sahibi olmayı, onursuzca her güzel konuşanın dibine yapışmamayı öğrensin bu ahmaklar... Bunu söyleyince Milleti mi aşağılıyorsun diyor bu cahilleri kullanan sahtekârlar. Buna siz cevap verin, böyle onursuz bir duruş sergilemek yakışır mı mensup olmakla onur duyduğumuz Milletin onurlu bir ferdine.

Eğer onurlu bir duruş’sa konu her kes kendine çeki düzen versin. Her kes şapkayı önüne koyup düşünmek zorundadır çünkü dilenci ruhlu ve çıkarı için vatanını, halkını satabilecek tiynette kişilerden oluşan bir toplum içinde yaşamaktan hiç birimizin onur duyması söz konusu olamaz.

Önümüzdeki süreç belirleyecek bazı şeyleri. Ya bu gibi kişileri kusarız Toplum dışına, ya da bu gibiler, sahtekâr işbirlikçilerin üst düzey çabaları ile çürütür bizi.



Yurtsever Yurttaş

8 Mayıs 2010 Cumartesi

ZATIN BİRİ KÜRSÜLERDE KÜKRÜYOR. ''BİZE ENGEL OLAMAYACAKLAR!''




Zatın biri kürsülerde kükrüyor ve herkesin yalan söylediğini iddia ediyor ama yalanın ne olduğunu açıkça söylemiyor. Dahası, Doğudaki Petrolün bekçisi PKK’nın Emperyalist destekçileri ile sanki hiç görüşmüyorlar. Dahası şöyle kükrüyor birileri, ''BİZE ENGEL OLAMAYACAKLAR!'' Ne yapmanıza diye sorasım geliyor?

Ayrıca malum ABD seyahatleri, ABD yetkilileri ile yakın muhabbetleri ve sarmaş dolaş filmleri, fotoğrafları, dahası kesin işbirliği açıklamaları yokmuş gibi yalanlar desteksiz palavralar sallıyor birisi. Açıkçası halkı uyuttukları için uyanmasınlar diye Emperyalistlerle ilişkileri ve anlaşmaları yokmuş gibi, birde ucuz sanal kabadayılıklarla onlara karşı oldukları havasını yayıyorlar.

Bu sahtekârlık değilse nedir? Düşmanla işbirliği yapanlar halk kahramanı rolündeyse eğer, bu bir sorundur. Bu Kahramanlık palavrasını halk da yutuyorsa eğer, işte bu noktada durum hakikaten vahim demektir. Her lafının sonuna ekliyor bu sahte Kahraman, diyor ki, bu topraklarda sevgi hakim olacakmış. Siyonistlerin ve İngilizlerin idaresindeki ABD'nin gittiği hangi yerde sevgi hakim olmuştur?

Evet, eski pisliklerini saymaya gerek yok, Millet görüyor o sevgiyi, Irakta, Afganistan da, El Gureybe de, fazla söze gerek yok. Adam Bop eş Başkanı olduğunu da açıkladı zaten ama yinede sorun bunlara, ABD stratejilerine karşı mısınız yoksa Stratejik ortağı mısınız? AB ile ilişkileriniz ne merkezde? Bin dereden su getireceklerdir bu soru karşısında ve çok şey söyleyip hiç bir şey söylemeyeceklerinden emin olun.

Bu ülke insanlarını Monetarizme ücretli köle edecek ve Kamu kaynaklarını onlara çaktırmadan Uluslararası sermayeye devredecek Siyasi ve Ekonomik programlar uyguluyor musunuz? Yada aynı soruyu şu şekilde sorunuz, uyguladığınız Siyasi ve Ekonomik programlar kimlerin hangi çevrelerin lehine, hangi hedefe çalışıyorsunuz? Doğruyu söylerler mi bilmem...

Önceden dedim ya ey zatı muhterem Globalleşme yanlısı Emperyalist işbirlikçileri! Bu halkları uyutsanız vekaletleri ve gücü ele geçirip bu bölge kaynaklarını yağmalasanız ve büyük servetlere ulaşsanız bile o dilinizden düşürmediğiniz yüce ALLAH, CEHENNEMDE yakacak sizi. Çünkü kitleleri cahil bırakıp aldatabilirsiniz, türlü yalan ve sahtekârlıkla servetler edinebilirsiniz ama ALLAHI kandıramazsınız.

Değerli yurttaşlar, Allah sonumuzu hayır eylesin demeyeceğim, çünkü biz huzurlu bir vicdanla Allah'ın huzuruna gideriz ama bu işbirlikçiler var ya, işte asıl Allah bunların sonunu hayır eylesin ve bunlara oyları ile güç veren salaklara zihin açıklığı ve akıl fikir versin. 

Ayrıca Tarihe aşağılık hainler olarak geçmekten daha büyük ne ceza olabilir ki?

Saygılarımla
Yurtsever Yurttaş






Bu Karikatür kiminse tebrik ederim. İmza yoktu, lütfen kendini belli etsin ve imzasını yollasın.Ortak ideallerimizin hatrına kullanılmıştır.

28 Nisan 2010 Çarşamba

EMPERYALİSTLERİN HEDEFİ BİZİM DOĞUYU'DA KAPSAYAN ENERJİ BÖLGELERİDİR!

ABD ve otlakçısı Emperyalistler, enerji güvenliği diye kendilerini yırtıyorlar. Güvenliğini düşündükleri bu enerji bölgesi, (Petrol bölgesi) <tıklayınız Hazar’ın çevresi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dadır. Hazarın Batısı ise bizim Doğu Anadoludur.

Dolayısı ile bizim Doğu Anadolu’nun Kürdistan vs. numaralarla bizden koparılmak istendiği kesindir. Emperyalistlerin, bu enerji güvenliği konusunu bahane ederek buralara çökmek istedikleri gün gibi ortadadır.

Ayrıca bu gerçek, sadece bu gün sergilenen olayların değil, Tarihsel bir sürecin açıkça sergilediği bir gerçektir. Bu amaca yönelik olarak bizim doğu sınırlarımızı şaibeli hale getirip konuyu Uluslar arası Mahkemelere taşımaya hazırlanıyorlar.

Bizde son olarak çıkarılmaya çalıştıkları ama o sıradaki Cumhur başkanı Sayın, Ahmet Necdet Sezer'in engellediği Petrol kanunu,
<tıklayınız bunların Vatana ihanet derecesinde gerçekleştirdiği Emperyalist uşaklığının ispatı niteliğindedir...

Mayınlı araziler, Doğudaki sınırların kurulacak Kamu Güvenliği Müsteşarlığına bağlı bir özel kuvvetlere devri de dikkat çekicidir. Sınırları giderek kaldırma çabaları da söz konusudur. Ani bir çağrı ile Natoyu bölgeye getirmek ve sözde NATO üsleri vasıtası ile çeşitli bölgelere yerleşip asker konuçlandırmak falan filan çalışmaları da ortadadır.

ABD, meşhur Soros Demokrasi vakfı vs. Think Thank larda tezgahlanan tezgahları uygulamaya koyup, Ukrayna, Gürcistan vs. de Turuncu veya Gül devrimleri gibi bizde de Ortak akıl dedikleri bir sanal demokrat devrim tetiklemeye çalışmıştır. Bunun için Prensilvanya’da besledikleri ve korudukları nurlu kişiler ve destekledikleri çevreler vasıtası ile 4-5 atak denediler.

Suçsuz antiemperyalistleri,
bahane yaratıp, bazı suçlularla paçal ederek sarmalayıp etkisiz kıldılar, ama yarattıkları korku yeterli olmayınca ve sivil itaat sağlanamayınca istedikleri ivmeyi yaratamadılar. Anladılar ki sivil itaat kesin gerekir, işte hedeflerine varmak için yapmak istedikleri şeylerden biri budur. İşbirlikçiler faşist bir rejim yaratabilir ve sivil itaat sağlanabilirse Emperyalistlerin önünde hiçbir engel kalmayacaktır.

Uzun süredir yaratmaya çalıştıkları bu korku imparatorluğu, Anayasa değişikliği vs. meselelerin hepsi bu sivil itaati sağlamaya ve Emperyalistlerin önünü açmaya yöneliktir. ABD ve AB seyahatleri falan ortadadır, bu konuda başı çeken ABD’dir diğer Emperyalistler bölge halklarının sefaleti ve katli pahasına alçakça ganimet peşindedir.

Merkel’in Türkiye seyahati de bazı Ekonomik ve siyasi taleplere yönelik baskılar yanında buna yöneliktir. çünkü Almanya ABD ve otlakçısı emperyalistler tarafından dışlanmaktadır, Merkel Deniz Feneri ni de kullanarak AKAPE'yi baskı altına alarak çıkarlarını sağlama almaya çalışıyor gibi bir hava var. Bu da çok önemli bir ayrıntıdır ve yeri gelmişken Deniz feneri Davasına çok tutunanlara duyurulur.

Bu referandum da bu tezgahların bir parçasıdır ve niyetleri kötüdür. Evet çıkarsa önlerinde engel teşkil eden Yüksek yargıyı tasfiye edip kendilerine bağlayıp, bir çok Yurtseveri de Ergenekon vs. bir kapsama sokup, bilmem kaçıncı tutuklama dalgaları ile bütün muhalefeti ezmeyi düşünüyorlar.

Bu aşamadan sonra, Emperyalistlerin önünde hiçbir engel kalmayacaktır
, bu aşamada sivil itaati zorbalıkla kurmak artık çok kolay olacaktır. Bilinmesi gerekir ki, işbirlikçilerin açmaya çalıştıkları yol, Emperyalistlerin Hazar Enerjisine (Petrolüne)<tıklayınız ulaşacağı ve bizim Doğuyu da kapsayan yoldur, benden söylemesi...

Saygılarımla


Yurtsever Yurttaş

18 Nisan 2010 Pazar

YEŞİL KART, JOHN LENNON VE FETHULLAHIN AMERİKAN RÜYASI!


JOHN LENNON – IMAGINE Bu şarkıyı dinleyiniz, bu parça sadece bir şarkı değil, bu şarkıda John Lennon ve Yoko Ono’nun uğruna çok şey feda ettiği, dahası John Lennon un hayatına mal olan idealizm ve umutları yatıyor.

Bütün bu güzel duyguları paylaştığımız John Lennon u öldürten yağmacı ve kötü kalpli Emperyalistler, bilindiği gibi Dünyadaki bütün güzelliklere karşı yıkıcı bir tavır izlemektedirler.

Ona sevgisi ve aklı ile destek veren Yoko Ono’yu ve John Lennon’u saygı ve sevgi ile onu öldürten ve Dünyaya pislik yayan şerefsizleri ise lanetle anıyoruz. John Lennon’u öldürten sahtekârlar daha sonra yönlendirebildikleri bazı müzisyenlerle, onun barış girişimlerinin sahtelerini yaratıp kullandıklarını da ekleyelim. Bu şaşalı sanal barış ve yardım gösterişleriyle halen devam etmektedir.

Bilmeyenlere anlatalım John Lennon ve Yoko Ono ABD'ye yerleşip oradaki özgürlük hareketlerine katıldı. Bu yönde Malum zihniyetle sürtüşen çift sınır dışı edildi ama Dünya çapında sevilen ünlü bir müzisyen olma sebebi ile elindeki güç çok fazlaydı ve Dünyaya sevgi ve barış çağrılarını sürdürdüler ve bir gün kitabına uydurularak öldürüldü.

Bilindiği gibi, bir sürü önemli Devrimci sivri örnek olmakla beraber, bu iyi niyetli müzisyen John Lennon örneği farklı bir açıdan örnekliyor konuyu. Diğerlerine yakıştırdıkları şeyleri ve attıkları çamurları Lennon gibi bir karaktere uyduramazlar, çünkü militan olmayan ve Dünyanın tanıdığı, saf, temiz ruhlu bir müzisyendi o sadece, karakteri tartışılamaz. Bu genç adamın da en büyük şanssızlığı, Dünyadaki birçok örnekte olduğu gibi bu zihniyetin Dünya çapında ki üçkâğıtların farkına varmasıydı.


İşte böyle, bu zihniyetin işine taş koyarsan, bir anda bunların terörist ya da çıbanbaşı kapsamına soktuğu tarafta yer alırsın. Savaş karşıtı iyi niyetli bir müzisyen, temiz yürekli John Lennon bile olsan kurtuluş yok. İşte bu yüzden ABD’den kapı dışarı edilip, arkasından dünyaya veda edenlerdendir John Lennon.

Lennon Hıristiyan’dı, ama Fethullah Gülenin ABD de elde ettiği referansları, oturma ve çalışma izinlerini bu kadar kolay alamadı. Çünkü o beklenmedik bir taraftan çıkıyor ve insan haklarına aykırı hareketlere karşı duruyordu. O da Emperyalizmin Dünyadaki insan haklarına aykırı faaliyetlerine Muhalifti ve onların çıkarlarına ters açıda duruyordu. Elinde sadece müziği, barışçı tavrı ve Müzik endüstrisi desteği ile kitleler üzerindeki yarattığı etkinin büyük gücü vardı.

Lennon ABD'de de bu yönde çevre edinmişti, bu yüzden bu yöndeki insani çıkışları sakıncalı gören çevrelerce tehlikeli idi ve yine bu yüzden de John Lennon un bu referansları alması mümkün değildi.

Hal böyleyken, Sayın, Fethullah Gülenin Referanslarına bir bakın hele, içinde 11 Eylül sonrası ABD’nin, CIA’ sı da var, FBI ı da Papazı da, sıksalar vs. vs. uzar gider bu liste…

Fethullah gülen için Mahkemeye sunulan referans mektuplarını verenler arasında bakın kimler var;
CIA’nin Analiz ve Prodüksiyon Direktörlüğü’nden emekli olan George Fidas, CIA Ulusal İstihbarat Konseyi eski başkan yardımcısı Graham Fuller, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, New York’taki Rum Ortodoks Başpiskoposluğu rahibi Alexander Karloutsos.

Bu arada bu referans listesinde eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Yıldırım Akbulut da yer alıyormuş. Bu isimleri ve daha fazlasını İnternetten inceleyiniz, eğer gündemi takip eden biri iseniz, ulaşacağınız nokta pek sürpriz olmayacaktır size.

Gülenin ABD de yerleşik olabilmek için başvurduğu vizeler şunlarmış:
I–140- Olağanüstü yetenekleri olan yabancı eğitimci, I–360- Dini görevli statüsü, I–765- Çalışma izni talebi, I–131- Seyahat belgeleri talebi, I–485- Kalıcı oturma izni için statü değişikliği. (Haber Kaynak AA.)

Pensilvanya Eyalet Savcılığının, Gülen için değerlendirmesine bir bakın hele, “Çok büyük ticari holdinglerle desteklenen geniş ve etkili, dini ve siyasi bir hareketin lideri”. Peki, şuna ne dersiniz, ‘’olağanüstü yetenekleri olan yabancı eğitimci,’’ çeşitli sivri çevrelerin ve Pensilvanya Eyalet Savcılığının bu değerlendirmesi çok ilginçtir.

Şimdi soruyorum size, ABD Dünyada kaç kişiye böylesine güvenir ve destek verir? Tebrik etmek lazım kendisini bu başarıdan ötürü, İslam Dünyasında bunu başarabilecek kaç adam vardır? Üstelik 11 Eylül sonrası Guantanamo vs. imzalı Amerika sın da.

Dedim ya insanların beynini yıkayacak yöntemler bulmak için bilimsel araştırmalar yapan ABD yönetiminin, yerde ararken gökte bulduğu büyük nimet durumundadır Fethullah networku. Adamların işine yarıyorsan ABD nezdinde İtibarın var demektir.


Böyle olunca ister Bin Laden ol, ister Fethullah fark etmez, yeter ki haksızlıkları sorgulayan sömürüye karşı çıkan sosyal bir adam olma. Dünyanın her yerinde Okullar açar övgüler alırlar artık, hem de o ülkelerin Cumhurbaşkanları keser kurdeleleri.

Yurtsever Yurttaş

1 Mart 2010 Pazartesi

TARAFIN TARAFTARLARI VE ORTAK AKIL.


Kendilerini ''Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu'' olarak nitelendiren bir grup, ''28 Şubat''ı protesto amacıyla Tünel'den Taksim Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi.

Tünel'de toplanan, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar ve gazeteci-yazarların da aralarında bulunduğu grup, ellerinde ''Darbeye Karşı Sivil Direniş'', ''27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan Bir Daha Asla'' yazılı pankartlar ve ''Darbeci Şefler Yargılansın'', ''Darbeye Karşı Ses Çıkar'', ''Özgürlük İstiyoruz'' yazılı dövizler taşıyarak, İstiklal Caddesi boyunca davullar ve düdükler eşliğinde Taksim Meydanı'na kadar sloganlar eşliğinde yürüdü. Grup, İstanbul Barosu ile CHP İlçe Binası önünden geçerken de baro ve parti aleyhine sloganlar attı.

Ortada darbe yokken Darbecileri suç üstü yakalamış gibi hareket eden odaklara destek amacı taşıyan yürüyüşcüler CHPyede sataştı. Eski Darbelerin sorumlusu Nato uzantısı Kontrgerilla ve bunlara kumanda eden ABD yi işe karıştırmamak için bu tarz protestoları 28 Şubata bağlama çabası dikkat çekmektedir.

ABD parmağı olduğu açık olan diğer eski darbeleri fazla eşelemeyip, en çok 28 Şubatı öne çıkarma çabasının altında bazı gizli hesapların yattığı sezilmektedir. Yandaş Medyalarında konuşan malum kişiler uydurdukları, ''28 Şubat askeri gösterisinin sivil halk desteği yaratarak gerçekleştirildiği'' iddiasını kafalara sokmaya çalışmaktadır. Yani, bazı çevrelerin bir süredir bu Soros tarzı protesto yürüyüşleri vs. gibi ek halkla ilişkiler çalışmalarıyla, bu fikri kanaat olarak kafalara yerleştirme çabası dikkat çekmektedir.

Bu çakma sivil hareketler, Renkli devrmler için Soros tarafından Dünyada bolca tezgahlandı. Ukrayna, Gürcistan ve Ermenistanda bu renkli Devrimlerin örneklerini açıkça görmekteyiz, bizdekine çeşitli isimler takmakla birlikte esas olarak Ortak Akıl sloganını kullanmaktadırlar.

Bu Soros tarzı yürüyüş ve Protestoları tertipleyenlerin amacı bellidir.Bu kurnazlar, ''Kendisine ajanlarla sivil destek yaratan Darbeciler'' iddiasını, malum entrikaları ile günümüze uyarlayabilirler. Bu yolla bütün muhalefeti bastırmayı planlamaktalar gibi bir niyet hissedilmektedir.

Bu iddiayı ivmelendirerek, malum ciddiyetteki gazetelerinden salladıkları Darbe haberlerine ek manşet yapacakları anlaşılmaktadır. CIA tezgahı olduğu anlaşılan bu tezgahı ivmelendirip, ''bunların da 28 Şubat gibi sivil uzantıları var'' diye manşet yaparak, muhalefete ve halk arasında kendilerini eleştirenleri tesirsiz hale getirmek için kullanmaları mümkündür.

ABD emperyalizminden ve 12 Eylül Darbesinin inceliklerinden hiç bahsetmeyen ve '28 Şubat'ı protesto ettiğini söyleyen bu grup, Beyoğluna geldiğinde Baro ya ve giderek CHP Beyoğlu İlçe binası önünden geçerken parti aleyhine slogan atmıştır.
CHP Beyoğlu İlçe teşkilatı ve İstanbul il gençliği, protestoculara açtıkları siyah pankartla karşılık vermişlerdir.

Önümüzdeki günlerde bu Ortak akıl hareketini bu sloganla yada değişiklik yaparak ivmelendirmeye çalışacakları belli olmuştur. Erzincanda enselendiler, telaşlandılar ve bu tarz sanal sivil özgürlük talebi yaratacak eylemleri harekete geçirerek, dış işbirlikçilerinin destek söylemleri eşliğinde halkla ilişkirer stratejilerini yeniden güncellediler.

Bu 28 Şubat örneklemesi ile muhalif hareketleri Darbe yalanlarına ekleyerek, yürüttükleri adli sürece eklemek istedikleri ortadadır. Artık herkese malum olan, eski Despot yönetime başkaldırı palavrasını güçlendirmeye çalıştıklarıda malumdur.

Bu şekilde ortam yaratıp, Referandum la halk oyunu yoklayıp, seçimlerlede hedefe yönelecekleri kesindir. Referandumla yoklama onlara bir şey kaybettirmez, olan gene bizim bütçeye olur. Gündem değiştirme çalışmaları çok yoğundur ve türlü tezgah gündeme konmaktadır. Buna engel olmak, bunların hukuk dışı eylemlerini ve suçlarını detaylı olarak listeleyip gündemde tutmak şarttır.

Saygılarımla
Yurtsever Yurttaş