24 Kasım 2011 Perşembe

EĞER ATATÜRK SOY KIRIMCIYSA TUNCELİ ALEVİLERİ NEDEN ATATÜRKE HAYRANDIR?





Dersim konusu, binlerce dönüm toprağa ve bu topraklardaki bir sürü köye ahalisi ile beraber sahip olan astığı astık kestiği kestik aşiret reislerinin soyuna kamu topraklarını devretmek için bahaneye dönüşmeye başladı. O topraklardaki köyler de bu mallara dâhil mi acaba? Bu köylerde dâhilse köylüleri de veriver sinler de yeniden aşiretler bağımsızlıklarını ilan etsinler.

Ne olacak canım bir Zaza Meclisi de orada kurulur… Tabii bu dönüş değildir plan ama ayrıştırma ve kapitalist stratejilerin al takke ver külah üretim ilişkileri içinde çok kullanışlı olacağı kesindir bu konunun.

Bunun adı birlik ve kardeşlik projesi, tamda İngilizlerin ve ABD’nin istediği gibi tıkır tıkır işliyor ayrıştırma projesi.

Giderek toprak reformunu gündeme getirecek olan bir Türkiye cumhuriyetinin kuruluşunda bu gibi hüküm sahibi herifler kabul etmemiştir düzene girmeyi. Bir şekilde bağlantılı olduğu diğer kürt hareketleri gibi İngilizlerle bağlantıya geçip ayaklanma tertiplenmiştir ve oradaki halk bu hırslı kişiler tarafından ateşe sürülmüştür. 

Bu malum zihniyeti hedeflerine yönelik olarak kullanan İngilizlerden yardım istendiği ise kesindir, aynen bu gün İngiliz vs. Emperyalistlere dayanan zihniyet gibi. Bu noktada altını çizmek gerekir ki o Osmanlıdan bu güne akan Kürt isyanlarının o dönemi içinde Said'i Nursi ( Said'i Kürdi ) de vardır. 1876 - 1960.

 Herkesin bildiği gibi bu bölge Osmanlı döneminde Padişahı tanımayan Feodal yaşam tarzına sahip aşiretlerin egemenliğinde bir bölge Dersim. Halk aşiretlerde gariban ve Aşiret reislerinin toprakları ve köylerinde kul olarak derya içre ama deryadan habersiz yaşıyor, kışkırtmalara da müsait bir yapıda... 

 Belli ki Aşiret reisleri kaybetmek istemedikleri çıkarları için ateşe atmıştır o kıyıldığı söylenen insanları. Feodal ilişkiler söz konusu ve yeni kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti içinde bu kabul edilebilir bir şey değildir ve Savaşlar içinde yaşanmaktadır ve çıkar kavgası peşinde olup düşmandan yardım talep edenlerin savunulacak ve affedilecek yanı yoktur.

Doğudaki Kürt aşiretleri bu gün bile sömürür halkı Barzani Trilyonlarla dans ederken birçok Peşmerge ABD ye hizmet ettiğinden habersiz kendini halk kahramanı zannederek boğaz tokluğuna orada burada can verir... Önemli olan halktır ve bu halk bu egemen zorbalar tarafından hep sömürüle gelmiştir. 

Günümüzde hala bu Feodal yapıları savunmak art niyet taşır birde bu Feodal yapının zorba reisleri tarafından ezilen halkı kullanılarak yapılıyorsa iğrençtir.

  Tunceli halkı eğer doğuya göre daha eğitimli yüksek okul tahsilli ise bunu bu bölgenin düzene kavuşması ve Aşiret tahakkümünden kurtulmuş olmasına borçludur. Alevi inancı sebebi ile Emevi döneminden beri gelen Sünni baskısından da kurtulma ümidi doğmuş ve bu halk Toprak reformu Köy enstitüleri gibi Devlet politikası olan uygulamalarla o günkü aydınlanma seferberliği ile ışığa kavuşmuştur.

İşte bu yüzden Atatürk’e ve Türkiye Cumhuriyetine bağlıdır Tunceli Zaza Alevileri, tıpkı  kuyucu Murat kıyımını yaşayan Osmanlı dönemi eziyetinden kurtulup Mustafa Kemalin Aydınlanmacı politikaları ile aynı ışığı yakalayan Oğuz boyları Alevileri gibi. Peki, bu politikalara hangi Devletlere yanaşan zihniyet hangi çıkarlarını kaybetmemek için karşı çıkmıştır dersiniz?




4 Kasım 2011 Cuma

İHANETE ORTAK OLAN CAHİL SIĞIR SÜRÜSÜ EVLATLARINIZ DÜŞMANIN ÇIKARLARI İÇİN ÖLECEK.



ABD'nin kurnazları en iyi ihraç ürününüz Askeriniz diyor, yani Ordumuzu kullanmak istiyorlar...

Öyle bir duruma geldik ki eğer böyle giderse esir Türkler konusu ve Türk birliği hareketleri de ABD ve AB ye hizmet edecek, çünkü Türk birlikleri kurdular ve bu konuda örgütler oluşturup kitleleri etkileme peşindeler.

Eğer Türk milliyetçiliğini kullanabilecekleri bir kıvama getirip milliyetçi ateşli gençliği dolduruşa getirip şan şeref nidaları ile birçok bölgede zıtlıkları kaşıyıp savaşları ivmelendirebilirlerse, Mehmetçikler yakın zamanda Emperyalistlerin çıkarları uğruna onların açtığı cephelerde ölecek.

Vatan Millet adına, hak uğruna haklı konumda savaşanlara kahraman, bu uğurda yaralanana gazi ve ölene şehit denir.

Vatanı ABD ye teslim edenlerin emri ve talimatları ile ABD ve AB Stratejileri uğruna savaşıp ölenlere şehit denemeyecek, dense bile bu palavradan öteye geçemeyecek. Kısacası oyları ile bu vatanın satılmasına ve esaretimize ortak olan cahil sığır sürüsü evlatlarınız ilerde mok yoluna ölecek.

Böyle bir durumda;

Artık Peygamber ocağından bahsedilemez,

Davul zurna ile Askere gidilemez

Zorunlu Askerlik ABD'nin emri ile zorbalık halini alır

TSK Mehmetçikler ile NATO nun Asker ihtiyacını karşılar

Vatan borcu ABD ye ve NATO ya hizmet halini alır

ve artık Kahramanlık, Gazilik ve Şehitlik mertebesinden bahsedilemez...

Vicdani ret hak olur ama bunlar amaçları sebebi ile bunu kabul etmez ve Mehmetçik zorunlu olarak cephelere sürülür. 

Fakat bu ABD'nin TSK yı tam kontrolü halinde söz konusu olabilir, ben TSK’Nİ tam Kontrol altına alamadıklarını düşünüyorum. Bilindiği gibi, Profesyonel ordu söz konusudur. 


Oluşturulan bu Ordu TSK’nin içinden gelecek muhtemel bir direniş halinde Kuzey Irak, ABD güvenlik şirketleri ve hatta PKK’nın da başka adla yada kılıkta müdahil olacağı, TSK ya alternatif ordunun ta kendisidir.

Yurtsever Yurttaş







1 Eylül 2011 Perşembe

ÇAKMA TÜRK BİRLİKLERİNE İNANMAYINIZ TUZAKTIR.






ABD, güncellediği Yeşil kuşak stratejisi içinde eskiden yani 1960 - 1970 lerde 40 lar komitesi ve komünizmle mücadele dernekleri eli ile yaptığı gibi kullanabileceği bir Türk İslam sentezi oluşturmaya çalışıyor. 

Bunun içinde uzun süredir görüşme tekliflerini reddederek bu planın önünde engel teşkil eden MHP yi ya yok edecek ya da itaate zorlayacaktı, türlü kaset şantajına rağmen bunu başaramadılar.

Türk birliği için, ABD Fethullah’ı kullanarak yönlendirebileceği bir Türkçülük yaratmak için alt yapıyı kurdu, bu konuda çok uyanık olmamız gerekiyor. ABD Fethullah ve işbirlikçi tarikatların eski Türkçü mensuplarından yeni bir yapılanma oluşturmaya çalışıyor ama dediğim gibi bunu başaramadılar.

MHP bu dönemde hakikaten takdir edilecek bir Antiemperyalist tavır belirlemiştir. Bunun altında bilmediğimiz bir sebep var mıdır ve zamanla gelen tekliflere sıcak bakar mı bilmem, bunu izleyip hep birlikte göreceğiz.

Emperyalistler işbirlikçileri eliyle bir yandan çakma Türk birlikleri kurup şanlı tarih masalları ile motivasyon oluştururken, güdümlü şahıs ve örgütler de bu konuya bağlı Katı Türkçü görünen gruplar örgütleyip, sayfalar siteler açıp taraftar topluyor ve çeşitli kışkırtmalar yapıyorlar. 
İzleyiniz: https://www.facebook.com/photo.php?v=167306736632567)

ABD, Bu kapsamda en can alıcı konuların başında gelen esir Türkler konusunu canlandırmak için çok önceden düğmeye bastı. Fethullahın dişi versiyonu ABD bağlantılı Rabia Kadir vasıtası ile Doğu Türkistan Türklerini kışkırtıp olaylar tetikliyor epeydir.

Bu yöntemler malumdur önce kışkırtma yapılır sonra bunu kullanarak Milli duygular yada intikam duyguları vs. kullanılarak kışkırtma yapılır. Bu konuda da milli duygularımızı tetikleyip bizi kışkırtmaya çalışıyorlar. Buna benzer başka bir yöntem de güney Azerbaycan denilen Kuzey İran da kullanılıyor

Suriye deki Türk Konsolosluğu baskını gibi olaylarda çıkarılıp bölgede bizi savaşa sokmayı amaçladıkları ortadadır. İnternet'te kardeşlerimizi işaret ettiği üzere bu konsolosluk eyleminde Türk bayrağı ile birlikte niye Esat a düşmanlık yapan Tayyip Erdoğan Fotoğrafı değil de Atatürk Fotoğrafı yakılmıştır?
İzleyiniz:https://www.facebook.com/photo.php?fbid=258222694226162&set=a.258222664226165.60403.167303323318100&type=3&theater 
Bu bile birçok şeyi anlatmaya yeterlidir.

Önce düşmanlıklar yaratıp sonra yaygınlaştırıp giderek ivmelendirip bizi kızıl Elma ülküsü ile coşturmak ve açtıkları cephelerde kullanmak istedikleri açıkça anlaşılıyor.

Doğu bloğu bölgenin karışmasını istemiyor, BM de Suriye’ye yaptırım kararını veto etmelerinin sebebi budur. Bu durumda BM de yaptırım kararının ret edilmesine rağmen batı Emperyalistleri bölgeyi karıştırmaya kesinlikle niyetliler. Gözleri doğu bloğuna karşı bir savaşı yemiyor bu yüzden Türkiye’yi bu cephede kendi kontrollerinde savaşa sokmak niyetindeler ve görüldüğü gibi Suriye ilk adım.

İşte Türk bir dev gibi çeşitli Türk birlikleri bu işin bir parçasıdır ve büyük desteklerle teşkilatlanıp, bu konuda görev yapan uzantılar, eski yöntemlerle Facebook ve çeşitli kümelerden toplum içine giriyorlar, gençleri ve Milliyetçi kesimi etkilemeyi ve bu kitle hareketini tetikleyerek çok yönlü kullanacakları kitle desteğini elde etmeyi amaçlıyorlar.
İzleyiniz: https://www.facebook.com/notes/zafer-y%C3%BCcel/t%C3%BCrk-bir-dev-%C3%BCzerine/10150364518830168

Bu konudaki son zamanlardaki oluşumlara biraz dikkat edilirse, hem Alparslan Türkeş hem de Nihal Atsız çizgisini de kullanarak hareket ettikleri görülecektir. Kırklar komitesi devletin bütün yetkilerini ele geçirmiştir ve Komünizmle mücadele derneklerinin baş adamı fethullah ABD ile el ele kucak kucağadır.
İzleyiniz: https://www.facebook.com/video/video.php?v=104155652982082
Birde Yaşar Okuyandan dinleyiniz: https://www.facebook.com/notes/zafer-y%C3%BCcel/kanli-pazarda-h%C3%BCk%C3%BCmetten-kimler-vardi/433955175167

Fethullah kanalının Saidi Kürdi ( Sidi Nursi ) vasıtası ile Kürtlere bağlandığı ve fethullahın Anadolu’daki Tarikat hareketlerine çok hâkim biri olduğu da kesindir. Fethullahın Kürtler konusunda PKK ile arası açık olmasına rağmen ABD PKK yı ve Kuzey ırakta konuşlanan Kürt aşiretlerini taşeron olarak kullanmaktadır. 
İzleyiniz: 
https://www.facebook.com/video/video.php?v=105677416163239

Siyonistlerin başını çektiği Emperyalistlerin dümenlerini tezgâhlayan Think thanklerin faaliyetleri artık ayyuka ya çıkmıştır. Çok yönlü kullanıma açık olan PKK kanalı ve işbirlikçileri eliyle kurdukları ABD güdümlü çakma Sol ve Sağ oluşumların faaliyette olduğu da ortadadır. ABD`li ünlü Stratejist, Pentagon`un danışmanı `Gölge CIA` lakaplı, meşhur ABD Think Thanklerinden Stratfor`un Başkanı George Friedman ın Türkiye üzerine kehanetlerini kaleme aldığı kitapları da meşhurdur.

Friedman, `Türkiye`nin iki karakteristik özelliği var, canlı bir ekonomiye ve çok güçlü orduya sahip. Dünyanın en büyük 17`nci ekonomisine sahipsiniz. 2020`ye kadar 10`uncu sıraya çıkmanızı bekliyorum. Büyük bir orduya ve güçlü hava kuvvetlerine sahipsiniz. Coğrafik yapınız en önemli avantajınız. Kısacası, bölgesel güç olmak için gerekli her şey Türkiye`de mevcut ve bölgede başka benzeriniz yok` diyor. 



Ayrıca unutmayalım George Soros da “En iyi ihraç malınız ordunuzdur” demişti. Bunu söylemesinin amacı nedir dersiniz, ihraç malı ne demektir? Mehmetçik satılıkmıdır? Kim satılığa çıkardı yada çıkaracak?
İzleyiniz: https://www.facebook.com/photo.php?v=235220336542279
https://www.facebook.com/photo.php?v=235220336542279

Siyonistlerin idare ettiği ABD ve yedeğindeki Emperyalistlerin taşeron güçlere ihtiyaçları var. Kuveyt’te kullanıp ortada bıraktıkları ve sonra tekrar kafaya alıp Irakta kullandıkları Kürt aşiretleri yetmiyor, Türk Ordusuna ihtiyaçları var ve bu yüzden Emir Komuta zincirini uzun süredir kavramak için yandaşlarını yerleştirip onların önünü açmak için kendilerine engel Muvazzafları püften sebeplerle görevden aldırıyorlar.

Emperyalistler çok yönlü stratejileri gereği başta Kürt Türk kavgası olmak üzere her türlü kardeş kavgasını da körüklüyorlar. Çok ince hesaplar dönüyor, PKK’LI milletvekili burada olay çıkarıp atlayıp zıplayarak Polise boşuna tokat atmıyor, bu hareketler Dünyaya Kürtler eziliyor haberlerini yayan Ajanslara Fotoğraf vermeye yöneliktir.

Diğer Emperyalist devşirmesi Kürt ajanlarda o bölgede boşuna kışkırtma yapmıyor. Bilindiği gibi bunlar sadece burada değil tüm bölgede Suriye İran'da da boş durmuyorlar. BOP bunları tezgâhlıyor ve alt yapısı yerleştirilmeye çalışılan İran, Irak, Suriye ve Türkiye sınırları arasındaki alternatif plan Büyük Kürdistan’dır.

Ilımlı İslam federasyonu, yani Neo Osmanlı projesi bu tutmazsa, bahsettiğim kızıl elma da tutmazsa başka plan devreye girecek. Bu plan iç ayaklanmadır, bu plan gereğince Libya'daki gibi destekleyecekleri bir muhalefet oluşturmaya, bunlara gıcık bir Türkçü kesim kışkırtmaya ve Devşirme Kürtleri kullanarak Kürt ahaliyi ayaklanmaya teşvik ediyor.

Bu yönde uzun süredir çabaları ortada ama esas kışkırtmak istedikleri komşumuz, hısımımız, arkadaşımız olan Kürt ahaliyi etkileyemediler. Bu hareket Kürdistan rüyasının ayaklarından olan Suriye’de de farklı değildir ve birbirinin parçasıdır.

Yani bilindiği gibi bunu sadece Türkiye'de değil Suriye'de ve İran'da da yapıyorlar bu kışkırtmaları, çünkü Kürdistan'ın İran, Irak, Suriye ve Türkiye sınırları içinde olduğu iddia ediliyor, Irak zaten ellerinde geriye Suriye, İran ve Türkiye kalıyor.

Bu alt yapıyı kurmak ve kışkırtmak içinde kardeşlik barış ve dağdan ovaya indirme palavraları ile aramıza soktukları her kılığa giren ajanları kullanıyorlar. Bunların her ne isimle olursa olsun faaliyette olduğu ve şehirlerimizde örgütlendiği bir gerçektir. Her ne hikmetse bizim attığımız adımı izleyen telefon sapıkları bunları birkaç göstermelik olay dışında hep kaçırıyor ki bunlar böylesine örgütlenebildiler şehirlerimizde.

Videodaki ya bölünürsünüz ya da süper güç olursunuz dedikleri budur işte, bu şekilde bölme halkları biri birine düşürme hazırlığı var. Ya Ordunuzu çıkarlarımız doğrultusunda kullanırız ve bizim desteğinizle büyürsünüz yada sizi parçalarız diyorlar açıkçası....

Videoda dikkat ediniz en önemlisi Finlandiya'dan Türkiye'ye, Türkiye'den Vietnam'a kadar bir cephe açmak niyetindeler. İşte bu kuşak eski Yeşil Kuşak Stratejisidir ve güncellenip genişleyerek devreye girmektedir. İlk hedef Suriye ve İran nihai hedef ÇİN ve RUSYA’dır Kore İran ve Suriye gibi sadece rampadır.

İşte bizi dolduruşa getirip Ordumuzu bu cephede kullanma amacındalar. Bu noktada büyük Güç olmak falan söz konusu falan değildir, Emperyalistlerin güdümünde onların açtığı cephede helak olmak söz konusudur, Suriye kışkırtması da bunun ilk ayağıdır… Çok açık bir gerçektir ki Emperyalist güçlerin herhangi bir devleti Süper güç yapması mümkün değildir.

Emperyalistlerin bu Stratejilerini destekleyen ve hizmet edenler ortadadır ve bu aşama Türk Milletinin geleceğinin dönüm noktasıdır. Bazı ihanet içindeki işbirlikçiler otlanacakları sandıkları sofrada aslında Emperyalistlere kuzu kapama olacaklarını ve bir gün Kaddafi’den beter olacaklarını bilmelidirler.

Bu oyunu hep birlikte bozmak zorundayız ama bu durumda da sınırlarımızdan içeri sokup Şehirlerimizde örgütledikleri Taşeron güçleri ile tertipleyecekleri bir ayaklanma ve iç savaş kışkırtmasına hazır olunuz.

Yurtsever Yurttaş


BU KONU TUZAKTIR İNCELEYİNİZ.

https://www.facebook.com/photo.php?v=235220336542279

TÜRK DÜNYASINDA SOHBETLER. BANU AVAR
https://www.facebook.com/photo.php?v=167306736632567

http://groups.yahoo.com/group/acikistihbaratturkiye/message/9059

http://www.gruptr.com/forum/showthread.php?t=56136

http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150179210655168 








4 Mart 2011 Cuma

SON TUTUKLAMALAR AĞIRLIKLI OLARAK MALUM CEMAATİN SALDIRISIDIR



Tayyip Gül Emperyalistlerin isteklerine boyun eğen imzaları çoktan attılar atıyorlar ve bu gibi şeyleri uzun süredir hazmettirmeye çalışıyorlar. Fethullah cemaati ABD de üslenmiş durumda ve CIA vs. ABD kurum ve Kuruluşları ile yakın hatta iç içe çalışıyor. Afrika'daki hareketlerde Emperyalist bağlantılıdır, Freedom House denilen evler uzun süredir halkı Emperyalistlerin istediği yönde Motive etmektedir ve sonuç ortadadır.


NATO concept i ve Füzeler için imzaları attı İsrail’e posta atıp kahraman ilan edilen kişi ve yandaşı kişiler. Üstelik bunların uyuttukları halk bunları görememektedir, işbirlikçisi kişiler de bu girişimleri desteklemekte ve alkışlamaktadır...


Amerikan Savaş gemileri Akdeniz'e girdi, Libya vs de Fethullahçılarında yardım ettiği tezgâhlar tıkırında yürüyor. ABD Uçak gemisi Marmaris'te konakladı, her halde Akdeniz de dolanıp İzmir Urla'da Demir atacaktır, içimizdeki vatan hainleri adam diye gezip halka kendini Kahraman diye yutturuyorlar.


SON TUTUKLAMALAR CEMAATİN KİRLİ ÇAMAŞIRLARIN AÇIĞA ÇIKMASINI ENGELLEME VE ÜSTE ÇIKMA SALDIRISIDIR...


HANİFİ AVCI, NEDİM ŞENER vs. gibi istihbaratçı ve araştırmacı Gazeteciler ipliklerini pazara çıkarınca karşı saldırıya geçtiler, bir süre günah çıkarıp plan yaptılar ve bu işleri tezgâhladılar. Evet, Yayın organlarından yaptıkları patırtının içeriğine bakılırsa bu saldırı açıkça belli oluyor, bu saldırı buna yani kirli çamaşırlarını örtmeye yöneliktir...


Cemaatin gazete ve Televizyonlarını izleyiniz, bu sahtekârlar ODA TV konusunu ve kendi üçkâğıtlarını ifşa eden her çalışmayı, Ergenekon adı verilen varlığı bile tam ispat edilememiş esrarengiz bir örgüte bağlama peşindedir. Oluşturdukları Faşist rejime karşı gelişen her türlü Demokratik tepki ve hak arayışını muamma bir örgüte yardım ve yataklık etmek amacına bağlamak için altyapıyı oluşturmaya çalışıyorlar.


Buradan hareketle, belli kişilerden başlayıp giderek biz dâhil bütün muhalifleri ‘’Ergenekon’’ için yalanlar yayan yardımcı unsurlar yerine koymaya çalışacakları belli olmuştur. Emniyetteki uzantıları yolu ile yürüttükleri operasyonlar için senaryoları bu mecralardan izleyebilirsiniz. Yalanyolu Tv ve diğer yayın organlarının ortaya süreceği palavralar hareket ettikleri temel senaryoyu gerçekmiş gibi ortama yerleştirmektedir.


Allem Kallem yerleştirilen Islak imza tezgâhını da bu şekilde ''Millete karşı plan'' lafları ile kafalara kazımaya çalışıyorlar, Erzincan olayı keza öyle. Hâlbuki aylarca ortaya çıkmayıp şaibeli şekilde ortaya çıkan ve cihazlarda yapılabildiği ispatlanan ıslak imza muamma Planının, Ordu içine sızan cemaat üyelerine karşı olduğunu kendileri söylüyordu ( burada Millet kendi cemaatleri oluyor).


Bu dinsiz imansız vicdansız sahtekârlar hiç mi korkmuyor o dillerinden düşürmedikleri ve bolca kullandıkları ALLAHTAN? İleri Demokrasi imiş Milletin paralarını ve varlıklarını yağmalayıp düşmanlarla işbirliği yapan sahtekâr vatan hainleri, siz kim Kahramanlık kim? Demokrasi getirmek sizin neyinize, Allah cehennemde yakacak sizi sahtekârlar...


Yalan dolan sizin işiniz biz gibi dürüst kişilere iftira atmanız fayda etmeyecek, siz gıybet iftira ve iki yüzlülük içindesiniz ve ALLAH biliyor bunları. Kısacası siz ALLAHIN bildiğini kullardan saklamak için türlü tezgâh türlü dümen çeviren ve işbirliği yaptığınız Emperyalistlerle birlikte masum insanları hapse atan yalancı ve karanlık ruhlu münafıklarsınız...


Yurtsever Yurttaş









2 Mart 2011 Çarşamba

ABD ORDUMUZA HAKİM OLMADAN BU BÖLGEDE HAKİM OLAMAZ


Ordumuz hakkında bir çok spekülasyon yapılmaktadır ama aslında Ordumuz bu bölgedeki ve Dünyadaki sayılı ordulardan biridir. Biliyorsunuz Türkiye'ye uzun süredir büyük ve kapsamlı bir saldırı var, üstelik içerideki işbirlikçileri sayesinde hukuku kullanabiliyorlar ve her yere girdiler Emperyalistler. Buna rağmen hala rahat hareket edemiyor, Füzeleri ve askerlerini hemen yerleştiremiyorlar ülkemize.

Bunun sebebi bir Ordumuzun direnci birde bilinçli kesimlerin dışındaki halkı yalanlar ile kandırmış oldukları için uyanmaların dan korkuyor olmalarıdır. Hızlı hareket ederlerse halkın gerçekleri görerek uyanacağını biliyorlar. Bin dereden su getirip bin bir yalanla halkı kandırmaya devam edip karıncanın belini incitmeden bu Seçimlerdeki yetkiyi de alarak, Milli irade bize görevi verdi avantajını kullanmak istiyorlar.

ABD Ordusu göçmen çocukları, hapishane kaçkınları paralı askerlerden oluşuyor, birde mafya tipi Güvenlik şirketlerinden. Bizim Ordu mükemmel bir organizasyona sahip ve davul zurnayla askere giden ve vatan için ölmeye hazır bireylerden oluşmaktadır. Böyle mükemmel bir teşkilatı normal yoldan alt etmeleri mümkün değildir.

Bu yüzden yılan gibi içine sızıp, içine sızdıkları diğer kurumlarımızı ve Ordu kademelerini kontrol edebilecekleri kadroları oluşturmak zorundalar. Tıpkı 12 Eylül benzeri darbeleri yaptırdıkları dönemlerdeki gibi, o zamanlar Kontrgerilla ile becermişlerdi bu işleri şimdi benzeri yapılanmalar içindeler.

Vatan hainleri de canla başla bunların hizmetinde… Kimler mi? İlişkilerini, toplantılarını ve el sıkışanları izleyiniz görmemek imkansızdır.

Ordumuzu kısa yoldan bastırmak için NATO ve BM buraya gelmek için bahane arıyor. Yerleştirmeye çalıştıkları Füzeler de zaten Irakta mevcut olan kendi kuvvetleri içindir. Ordu içine sızan cemaatçiler i de Ordumuzu içten ele geçirip üstünlük sağlamak için kullanmaktalar.

Bunu başarırlarsa bu bölgede bir çatışma riski ortadan kalkacaktır. Orduyu tam olarak ele geçirirse, sahte Türkçülük vasıtası ile sahte Türk destanı yaratıp Mehmetçiği kendi oluşturacağı cephelerde kullanmak niyetindeler.

Çakma Türkçü örgütler hazırdır, Orta Asya içlerine ve kuzeye yayılmış vaziyetteler ve Tür ki Cumhuriyetlerde çalışmalar hızlanmaktadır. Sadece ABD kurgusu şanlı ecdat ve Türk İslam destanını ivmelendirmek ve gerçek vatanseverleri ayakları altından kaldırmak zorundalar. Bu iş içinde bilindiği gibi işbirlikçi hainler canla başla çalışıyor.

Görünen köy kılavuz istemez, atılan imzalar çizilen haritalar ortadadır. Baş imamı Kahraman yapma çabası da açıkça görülmektedir, sahtekar imam başımıza Padişah olmadan herkes birlik olmalıdır.

Yurtsever Yurttaş

21 Şubat 2011 Pazartesi

AKAPE İÇİNDEKİ ESKİLER, KİM KİMDİR... EKONOMİYİ ÇÖKERTEN ESKİLER KİMDİR?


Yurttaşlar Referandumdan aldıkları güçle Adalete ince ayar çekip teraziyi taşıyan iradenin gözünü açan ekip Emperyalistlerle birlikte arı gibi çalışıyor. Bu sıralarda kürsülerde konuşan ve yağcı Medyada Topyekûn neredeyse non stop yayınlanan zatın söylediklerini iyi dinleyiniz.


Bizden önce şöyleydi, bizden önceki Partiler böyleydi, Ekonomik kriz vardı Türkiye batıyordu biz düzelttik vs. diye eski Partileri suçlayan ifadeler kullanarak kendilerini kurtarıcı ilan eden bu zat, yine Seçimlere yönelik Milleti uyutmak için desteksiz sallıyor.


Bu işlerin aslı tabii ki böyle değil, öncelikle belirtelim o zamanlar yönetimde olan o partilerdeki bazı kişiler şimdi AKAPE de görevdedir. Hatta eskiden Bakanlık yapan birinden başlayarak bir kaçını söyleyeyim.


KÖKSAL TOPTAN: Milli eğitim bakanlığı yapmıştır.1963-1966 yılları arasında İstanbul'da Adalet Partisi'nin gençlik kollarında Başkanlık ve Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı ve aynı zamanda Milli Türk Talebe Birliği çalışmalarına katıldı.


Kasım 2002'de Adalet ve Kalkınma Partisi'nden Zonguldak Milletvekili seçildi ve TBMM Adalet Komisyonu Başkanı oldu.22 Temmuz 2007 seçimlerinde yeniden AK Parti'den Zonguldak Milletvekili seçildi. 9 Ağustos 2007'de TBMM Başkanlığı için yapılan ilk tur seçimlerinde 450 gibi rekor bir oyla TBMM Başkanlığına seçildi.


CEMİL ÇİÇEK: Anavatan Partisi kurucu üyesidir... 18. Dönem Yozgat, 20, 21, 22. Dönem Ankara Milletvekili. 18 ve 20. Dönem'de ( Turgut Özal, Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz hükümetlerinde) Devlet Bakanlığı, 22. Dönem'de Erdoğan AKP hükümetinde Adalet Bakanlığı yaptı. 23. Dönem'de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevine atandı.


ABDULKADİR AKSU: 9 Şubat 1984-18 Eylül 1987 tarihleri arasında Gaziantep Valiliği yapan Aksu, 29 Kasım 1987 tarihinde Anavatan Partisi'nden 18'nci Dönem Diyarbakır Milletvekili seçildi, Aralık 1987 tarihinde de Anavatan Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Başkan Vekili oldu.

31 Mart 1989 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na atanan Aksu, bu görevini 24 Haziran 1991 tarihine kadar yürüttü. Abdulkadir Aksu, 24 Aralık 1995'te ANAP Diyarbakır Milletvekili olarak tekrar Parlamentoya girdikten kısa bir süre sonra ANAP Grup Başkan Vekilliğine daha sonra da GAP'tan Sorumlu Devlet Bakanlığı'na getirildi.


16 Ağustos 1996 tarihinde Refah Partisi'ne (RP) katılan Aksu, bu partide Genel İdare Kurulu üyesi ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Aksu, RP'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra Fazilet Partisi'ne (FP) girdi.


FP'nin kapatılmasının ardından yeni kurulan AK Parti'ye katılan Aksu, bu partide Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. Aksu, 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimde İstanbul 3. Bölgeden milletvekili seçildi.


HÜSEYİN ÇELİK: 18 Nisan 1999 Milletvekili Genel Seçimlerinde DYP'den Van Milletvekili seçildi. 3 Temmuz 2001'de DYP'den istifa ederek AKP'nin kurucuları arasında yer aldı. Milletvekili seçildiği ilk yıl TBMM Başkanlık Divanı Üyeliğine seçildi. TBMM'de AKP Grubu oluştuktan sonra Grup Başkan Vekili oldu.


3 Kasım 2002 Milletvekili genel seçiminde yeniden Van Milletvekili olarak parlamentoya girdi. 58. Cumhuriyet Hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev aldı. 59 ve 60. AK Parti Hükümetlerinde ise, Millî Eğitim Bakanı olarak yer almıştır.


Ak Parti Van milletvekili olan Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı görevinin ardından ise Başbakan Başdanışmanı olarak atanmıştır. Ak Parti MYK üyesi, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ak Parti Sözcüsü'dür.


ERTUĞRUL YALÇINBAYIR: 1970'lerde bir süre CHP içinde görev alan Yalçınbayır 80'li yıllarda Milli Görüş hareketine yakınlaştı. 1995'te Refah Partisi'nden Bursa milletvekili olarak TBMM'ye girdi, ancak kısa zaman sonra parti yöneticilerini eleştirmesi Milli Görüş'ten kopmasına neden oldu.


1999 genel seçimlerinde Anavatan Partisi'nden tekrar Bursa milletvekili olarak TBMM'ye girdi. TBMM 312. madde, Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlık süresinin uzatılması gibi konularda ANAP yönetimiyle sorunlar yaşadı. 2001 yılında Anavatan Partisi'nden istifa eden Yalçınbayır Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı.


3 Kasım 2002 seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nden Bursa milletvekili seçildikten sonra Abdullah Gül başkanlığında kurulan 58. hükümette başbakan yardımcılığı görevinde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi'nde 20, 21 ve 22. dönem Bursa milletvekilliği yapmıştır Ertuğrul Yalçınbayır.


Bunlar sadece bakanlardan bazıları, yine bu bakanlık yapmış kişileri ve Milletvekillerini inceleyin tamamına yakını eski dönemlerdeki partilerle yakın Bürokrat İdareci falan filan veya DPT elemanı. Yani eskiler denilen bir cümle uyanık zihniyetin içinden süzülüp gelen kişiler AKP'nin bu günkü iş bitirici ekibini oluşturuyor.


Bir kişiyi daha ilginç bir ayrıntı vakıa olduğu için eklemek istedim. Biliyorsunuz AKP 12 Eylül Darbesi ile hesaplaşma gibi palavraları Seçim vs. Kampanyalarında kullanan bir parti, şimdi aşağıya bir göz atınız.


AHMET İYİMAYA: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Serbest Avukatlık, Türk Hukuk Kurumu Bilim Kurulu Üyeliği, TEMA Vakfı Kurucu Danışma Kurulu Üyeliği ve AKP 20, 21. Dönem Amasya, 23. Dönem Ankara Milletvekilliği yaptı. 1993'te daha sonra mecliste de tartışılan Aziz Nesin'in KENAN EVREN'e açtığı davada KENAN EVREN'in avukatlığını yapmıştır. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili.


vs. vs.


O partilerin hatası sevabı, Emperyalistlerle işbirlikçilik derecesi, bize attıkları kazıklar vs. Tarihe kayıtlıdır ve ortadadır. Hayatımız onların yaptıkları dümenleri eleştirmekle geçti ama AKAPE kadar Din İmandan bahsedip Emperyalistlerle bütünleşen ve yağmayı yasallaştırıp Faşist eğilimler gösteren bir Parti görmemiştik.


Eski yada yeni, bu zihniyetin dümenleri ve bazılarının da beceriksizliği ortadadır ama onların beceriksizliğini ve aç gözlülüğünü kullananlar aslında Uluslararası Finans Kapital sistemidir. Yani malum zatın kürsülerden söylediği 2002 öncesi eski krizleri yaratan, esas olarak şimdi bu AKAPE lilerle birlikte çalışan ve bizi çaktırmadan soyan yapancı sermayenin sıcak parasıydı.


Bu büyük para, Ülke piyasasına girip nereye gitse o yatırım aracı artıyor, çıktığı araç dibe vuruyordu. Mesela dövize gitse döviz fırlıyor küçük yatırımcı da küçük hesapla peşine gidince tavana vuruyordu. Borsaya girince borsa fırlıyor çıktığı yatırım unsuru dibe vuruyordu. Şimdi AKAPE içinde olan kişilerinde aralarında olduğu imkan sahibi kişiler ve Servet sahibi bil cümle uyanıklar da bu hareketlerden servet yapıyordu.


Bankalar açık pozisyonda duruyor, bazen alım yapar gibi talep yaratarak artışı körüklüyor ama alımı yapmadan kapatıyorlardı. Bu yolla faizler o dönemde ayda %17 lere vurdu, bizi yediler ve ceplerini doldurdular. İşte bende bu dönemde çok içeri girdim ve borçlandım, ayda % 17 ye çıkan faizler altında resmen ezildim ve 2004 de işim bitti iki Aile şirketini kapattım...


Bu dönem Sadettin Tan Tan ın soruşturmaları ile kapandı... Bu kriz ve Post Modern Darbe ile AKPye ruhunu veren kişilere ortam hazırlandığı hep söylene gelmiştir. O dönemleri hocalarımızla bir incelesek, o Ekonomik soygun döneminde vebali olan ve bu AKP’lilerinde içinde bulunduğu bir sürü Vatan haininin listesini dökeriz.


12 Eylül 1980 Darbesi ile oluşan ortamda gelen Ana vatan partisinin Emperyalistlerin istediği sistematik alt yapıyı oluşturduğu bir gerçektir. Yukarıda anlattığım geçiş döneminin ve şimdiki sürecin alt yapısını oluşturduğu da malumdur.


AKAPE içindeki bir çok zevatın bazılarının Ana vatan Partisinin kurucularından kimisinin de içinde olduğu ya da Bürokraside kadrolarda aynı çizgide hizmet verdiği de kayıtlarda mevcuttur. Tahsil hayatlarının Emperyalistlerin rahlesinden geçtiği ve Emperyalist ülkelerde görev yaptıkları da görülecektir.


Halende Ana vatan Partisinin devamı olduklarını inkar etmemekte ve açıkça söylemektedirler. Neo liberal Ekonomi Politikaları, dört eğilim benzeri teşkilat yapıları ve Emperyalistlerle, kısaca Uluslar arası sermaye ile olan sıkı fıkı yapıları da tıpa tıp aynıdır.


Evet geçmişte bunları bize yapan, bizi soyan bu zihniyetin aç gözlü hırsını kullanan, Uluslar arası sermayenin sıcak parasıdır. Bizi silkeleyip sonrada kurtarıcı rolüne bürünüyorlar bu yolla yarattıkları kanaatleri kullanarak nihai hedeflerine varmak üzereler.


Kısacası bu zihniyetin eskisi yenisi yoktur ve her halleri kafa yapıları aynıdır. Bu uluslar arası güç şimdilerde bunları ortak tutmuş, özelleştirme ile her şeyimizi yağmalamış durumdadır. Ekonomiyi de bu sıralarda çalkantılardan koruyup düzgün havası veriyorlar.


Bu yolla bunları yani işbirlikçilerini kalıcı kılmak, halkta olumlu kanaat oluşturmak istiyorlar ve Seçimi de alarak beraber hedeflerine ulaşmak için Ekonomiyi düzeltip geçmişin pisliklerini temizleyen kurtarıcılar imajı yaratıyorlar.


Malum zatın övündüğü Merkez bankasında ki dolarlar da bu yabancı sermayeye kaçmak istediği zaman parasını çevireceği teminattır. Bunu yabancı sermaye gelmek için şart koşuyordu bu yüzden stoklanıyor. İMF ye 30 milyar dolarlık borcu düşürdük diyorlar, mallarımızı haraç mezat ucuza satıp aldıkları üç paranın bir kısmı ile yaptılar bunu 8 milyar dolar kalmış.


Bunu gerinerek söylüyor ama bu aslında eski bir plan ve özel sektörün Dünyadan aldığı 300 milyar dolar dış borca da Devleti yani bizi kefil etmiş durumdalar, bunu söylemiyor. Özel sektör bu kredilerin hesabını açık olarak vermek zorundadır. Devlette elindeki bilgileri açıklamak zorundadır, bu paraların ne kadar üretime, ne kadarı devlet tahvillerine, ne kadarı da ABD toksik varlıklarına gitmiştir?


Bunlara cevap vermezler, kısacası bunlar da palavra çok ve hepsi sıkı ve ince tezgahlarda dokunan palavralar. Ayrıca dediğim gibi bu zihniyetin eskisi yenisi yok, bunların dümenlerini ortaya çıkarmayı lütfen vazife edininiz, sakın yutmayınız yutturmayınız…


Yurtsever yurttaş