20 Şubat 2011 Pazar

İSLAM KAHRAMANI SENARYOSUNA HOŞ GELDİNİZ, TEKMİLİ BİRDEN NON STOP…



Yağmacı bir zihniyet her şeyimizi yedi, malum kesimin yolsuzlukları arşı alaya çıkmıştır. Mısırda Tunus'ta gözden çıkarılıp tasfiye edilenlerin durumu belliyken, bizde benzer yapıda olanlar Emperyalistler tarafından güçlendirilmektedir.

Wikileaks ın İsviçre de hesapları var açıklaması da aslında, Emperyalistlerin her numaranızı biliyoruz, bize yanlış yaparsanız işinizi bitiririz mesajıdır. Şu sıralarda bazı planlar ortama yedirilmektedir, bazı kurnaz ifadeler ve söylemler dikkatimizden kaçmamaktadır.

Bu arada ABD Büyükelçisi Francis Joseph Ricciardone’nin vazifesi de belli olmuştur, James Jeffrey den devir aldığı bu misyonda Davostaki One Minute senaryosundaki Moderatörün işlevini görerek Tayyibe Anti Amerikan imaj verecekleri ve Ergenekon vs. yürütmelere balans ayarı çekeceği anlaşılmaktadır.

Amerika'nın Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’nin 2009 da Türkiye'nin Anadolu Tatbikatı'nı ertelemesi konusunda girişimler yaparak, İsrail’le çekişme konusunu gündeme getirmesine benzeyen bu girişimin amacı bellidir. Bu iki girişim birbirinin benzeridir ama güncellenmiş halidir ve dikkat çekicidir.

Bu durum, bu girişimlerin Erdoğan için Anti Emperyalist imaj yaratıp, İsraili kullanarak, Orta doğu Kuzey Afrika vs de yarattıkları sanal tabloyla bütünleştirip Halkı etkileyerek, Seçim öncesi elini güçlendirmeye yönelik halkla ilişkiler girişimi olduğunu ispatlıyor...

Neo Osmanlı ve İslam kahramanı senaryosuna hoş geldiniz, tekmili birden non stop, ABD Cemaat ortak yapımı, seyrediniz ama sakın yutmayınız peklik yapar.

Yurtsever Yurttaş


18 Şubat 2011 Cuma

SAHTE BAYRAK STRATEJİLERİ UYGULAMADADIR.



Hüsnü Mübarek ve Siyonistlerle arası çok iyi olan ABD yanlısı bir diktatördü. Tunus Devlet başkanı Zeynelabidin Bin Ali de aynı şekilde ABD nin uydusunda saltanat süren biriydi resmen ama ikisi de ABD ve İngilizlerin kurbanı oldu.

Yani o hareket halk lehine değildir, o isyanı yönlendirenlerin Emperyalistlerle bağları vardır. Oradaki ve diğer İsyan tetiklenen bölgelerdeki toplumsal yapıyı da bizdeki gibi koyun haline sokup, Tayyibi kahraman yapıp Neo Osmanlıya geçişi hazırlıyorlar.

ABD ve ABD içinde ve şu sıralardaki ABD Politikalarında çok güçlü olan İngilizler başta olmak üzere, ittifak içinde olan Emperyalistler, hedefleri olan enerji bölgelerinde hakimiyet çalışması içindeler.

Yani, Kuzey Afrikayı, Orta doğuyu, Hazarı ve Karadeniz’i kapsayan, Suudi Arabistan gibi yandaş, işbirlikçi ama adı Neo Osmanlı olan ve kendilerine bağlı ve uyumlu bir sömürü düzenini bu bölgede oturtmak niyetindeler.

Türkiye içindeki Türklük düşmanı işbirlikçilerinide kullanarak, eski Yeşil Kuşak Stratejilerini devreye sokuyorlar. Yani, Türk unsurunu Fethullahçı ajanları vasıtası ile MHP den ayrı ABD hizmetinde bir örgütlenme içine sokup kullanarak, Orta Asya içine sarkmak gibi de bir Planları var.

Bu Plana yönelik olarak MHP ye alternatif bir Türk İslam Sentezi örgütlenmesi içindeler… Bu sıralarda AKP ve ittifaklarından yükselen ve internette sayfalar kuran, Milliyetçi havada, ''Ak Alperen'' gibi ve ecdat vs. motifleri ile süslenen söylemlerin sebebi budur.

Yüzünde güller açan birileri de ABD nin örgütlediği Türkçü görünümlü örgütlerin davetlisi olarak Türki cumhuriyetlerde fink atıyor. Bir süre sonra Doğu Türkistan, kırgızistan, Baş kırdistan ve Azerbaycan'dan başlayarak hareket ivmelendirilecek, esir Türkler konusu gündeme gelecektir, ABD de yaşayan Rabia Kadir veya çizgisindeki bir kısım zevat Doğu türkmenistanda ortaya çıkar yakında.

Bu yolla kahramanca bir Ecdat destanı ivmelendirilerek, One Minute ve İsraille çekişme gibi senaryolardan etkilenen Arap halkının enerjisine bağlanacak. Böylece bütünleşen bir strateji ile seçime yönelik puan alınacak, hemde Emperyalistlerin Orta Asya ve Kafkaslardaki stratejilerinde Türklerin maşa olarak kullanılacağı alt yapı hazırlanmış olacak.

Bu Seçime kadar Muhaliflerin çeşitli Dümenlerle, (sanal terör ilişkilendirmeleri vs.) ile tasfiye edilmesi ve susurulması için tutuklamaların geleceği kesindir.Bu yollarla ve Hile entrika ile Seçimi de alırlarsa Faşist düzen oturacak ve NATO Füzeleri ile buraya çökecektir.

Türkiye dönüm noktasındadır, hainler Azerbaycan, Kazakistan, Türkistan vs. bir çok yerde ABD ile birlikte kurdukları sanal Türk örgütleri ile faaliyettedir. Eski ABD Projesi olan Yeşil kuşak Stratejisi güncellenip genişleyerek devreye girmektedir, oyun büyüktür.

Bizim içimizde Ordumuza saldıran Fethullahın teşkilatı başta olmak üzere, CIA yapımı İslami görünümdeki yapılanmalar, CIA ile birlikte Dünya çapında çalışmaktadır. Sınırlar dar gelmektedir, herkes geniş düşünsün gün aklın ve bilginin günüdür.

Bu bölgede Demokrasi havarisi kesilen ve işbirlikçileri eliyle bize Demokrası getireceklerini iddia eden, fakat faşist bir yapıyı destekleyen Batılı Emperyalist Devletlerin Afrikadaki sefalette payı olduğunu çok iyi biliyoruz... Zencileri köle olarak sattıkları devirlerden bu güne çok şey değişmemiştir.

Yurtsever Yurttaş








15 Şubat 2011 Salı

ÜLKEMİZDE UYGULANAN FAŞİST BASKI VE DELİLSİZ KEYFİ HAPİS CEZALARININ ENGİZİSYONDAN NE FARKI VAR?




Emperyalistlerin işbirlikçisi devşirme Çeteler Türkiye Cumhuriyetinin bütün Kurumlarına sızmış, kadrolaşmış ve uzun süredir Türkiye Cumhuriyetini yıkmaya yönelik yoğun saldırı gerçekleştirmektedir. Bunu herkesin bilmesine rağmen niye bu çetelere bir şey yapılamamaktadır?

Bu faşist faaliyetlere karşı yurttaşları bilgilendiren ve sokağa protestoya çağıran her kesi Halkı kin ve nefret yaratmakla suçluyorlar.

Bu durumda herkes kendi inisiyatifi ile hareket edecek demektir, herkes sivil Toplum örgütleri ile bağlantı kurmalıdır. Bu faşist baskı ve uygulamaların Karanlık çağ Engizisyon tarzından farkı yoktur.

Karanlık çağda Katolik Kilisesinin Engizisyon mahkemeleri ile yarattığı terör ve işkence baskısı da aslında bunun aynısıdır. Cadı avı yöntemlerini bile günümüze günceller seniz bir çok eylemin benzer olduğunu göreceksiniz.

Ülkemizde uygulanan Faşist baskı ve delilsiz keyfi hapis cezaları ve çeşitli baskıları, mahkemeler üzerindeki Siyasi etkiyi, Martin Luther King ile kıyaslayınız. Kant ve o zaman Aydınlanmaya etki yapmış bütün yazarları kıyaslayın onlar bile daha özgürdü bizden. Teknoloji olmadığı için pahalı cep telefonu ve mikrofonlar ile dinleme ceplerine yatak odalarına kadar girmemişti.

Uydurma haberlerle ve sehven diye açıkladıkları düzmece delil yaratma ve delil karartma çabaları ortaya çıkmıştır. Bu gibi dümenlerle, aslında var olmayan terör örgütleri ile Antiemperyalistleri irtibatlandırıp susturma çabası devam ediyor. Bu Faşistçe susturma çabası artarak devam edecek, bunu biliyoruz.

Çağdaş geçinen Batılı sahtekârlar! Bu Faşist zihniyete destek verdiğiniz ve halkımıza bunları yani işbirlikçilerinizi Demokrasi havarisi olarak gösterdiğiniz için suratınıza tükürmek lazım sizin.

Sanki eleştirir göründüğünüz Gazeteci tutuklamalarının ve hukuka aykırı tüm uygulamaların, sizlerin elemanı Tuncay Güney ve o gibi uzantılarınız ve işbirlikçileriniz eliyle sizler tarafından becerilip idare edildiğini burada herkes anlamıştır.

Yani sözcü ve temsilcilerinizin Televizyonlara çıkıp, biz aslında bu uygulamaları onaylamıyor, garip karşılıyoruz ama hey hat bu sizin iç meseleniz gibi açıklamaları da bizi kandıramaz.

Bu gibi olayların dışındaymışsınız intibaı vermeye çalışan söylem ve davranışlarınız da sahtekârlığınızın başka bir ispatı olmaktadır. Sizi bize örnek gösterenlarede size de lanet olsun, medeniyet böyle oluyorsa da olmaz olsun, gericiliği sahtekarlığı destekleyen medeni mi oluyor şimdi.. Zaten, Sömürgecilik, Kölecilik ve Engizisyon da sizin Tarihinizde var ve bir karanlık leke olarak da kayıtlı durmaktadır.

Hala aynı kafada olmanız, aynı zihniyette ısrar edip çıkarlarınız için insanların hayatlarını berbat etmeniz ayıptır ayıp, utanmanız gerekir. Bunlara rağmen yine pişkin pişkin suratımıza bakıp aynı sahtekarlıkları yöneteceğinizden de adımız gibi eminiz.

SAHTE BAYRAK STRATEJİLERİ UYGULAMADADIR.

Hüsnü Mübarek Siyonistlerle arası çok iyi olan ABD yanlısı bir diktatördü resmen ama ABD ve İngilizlerin kurbanı oldu, o hareket halk lehine değildir, o isyanı yönlendirenler Emperyalistlerle bağları vardır. Oradaki toplumsal yapıyı da bizdeki gibi koyun haline sokup, Tayyibi kahraman yapıp Neo Osmanlıya geçişi hazırlıyorlar.

ABD, İngilizler başta olmak üzere Emperyalistler, hedefleri olan enerji bölgelerinde, yani, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Hazarı ve Karadeniz’i kapsayan bir Suudi Arabistan gibi yandaş işbirlikçi ama adı Neo Osmanlı olan sömürü düzenini bu bölgede oturtmak niyetindeler.

Türkiye içindeki Türklük düşmanı işbirlikçilerinide kullanarak eski Yeşil Kuşak Stratejilerini devreye sokuyorlar. Yani, Türk unsurunu Fethullahçı ajanları vasıtası ile MHP den ayrı ABD hizmetinde bir örgütlenme içine sokup kullanarak, Orta Asya içine sarkmak gibi de bir Planları var.

Bu Plana yönelik olarak MHP ye alternatif bir Türk İslam Sentezi örgütlenmesi içindeler… Bu sıralarda AKP ve ittifaklarından yükselen ve internette sayfalar kuran, Milliyetçi havada, ''Ak Alperen'' gibi ve ecdat vs. motifleri ile süslenen söylemlerin sebebi budur.

Yüzünde güller açan birileri de ABD nin örgütlediği Türkçü görünümlü örgütlerin davetlisi olarak Türki cumhuriyetlerde fink atıyor. Bir süre sonra Doğu Türkistan, kırgızistan, Baş kırdistan ve Azerbaycan'dan başlayarak hareket ivmelendirilecek, esir Türkler konusu gündeme gelecektir, ABD de yaşayan Rabia Kadir veya çizgisindeki bir kısım zevat Doğu türkmenistanda ortaya çıkar yakında.

Bu yolla kahramanca bir Ecdat destanı ivmelendirilerek, One Minute ve İsraille çekişme gibi senaryolardan etkilenen Arap halkının enerjisine bağlanacak. Böylece bütünleşen bir strateji ile seçime yönelik puan alınacak, hemde Emperyalistlerin Orta Asya ve Kafkaslardaki stratejilerinde Türklerin maşa olarak kullanılacağı alt yapı hazırlanmış olacak.

Bu Seçime kadar Muhaliflerin çeşitli Dümenlerle, (sanal terör ilişkilendirmeleri vs.) ile tasfiye edilmesi ve susurulması için tutuklamaların geleceği kesindir.Bu yollarla ve Hile entrika ile Seçimi de alırlarsa Faşist düzen oturacak ve NATO Füzeleri ile buraya çökecektir.

Türkiye dönüm noktasındadır, hainler Azerbaycan, Kazakistan, Türkistan vs. bir çok yerde ABD ile birlikte kurdukları sanal Türk örgütleri ile faaliyettedir. Eski ABD Projesi olan Yeşil kuşak Stratejisi güncellenip genişleyerek devreye girmektedir, oyun büyüktür sınırlar dar gelmektedir, herkes geniş düşünsün gün aklın ve bilginin günüdür.

Bu bölgede Demokrasi havarisi kesilen ve işbirlikçileri eliyle bize Demokrası getireceklerini iddia eden, fakat faşist bir yapıyı destekleyen Batılı Emperyalist Devletlerin Afrikadaki sefalette payı olduğunu çok iyi biliyoruz... Zencileri köle olarak sattıkları devirlerden bu güne çok şey değişmemiştir.

Yurtsever Yurttaş


BİLMEYENLER İÇİN NOT: Karanlık çağda Engizisyon Katolik Kilisesine bağlı bir mahkeme sistemidir. Kararları Katolik kilisesinin gücünü sağlamaya yönelik astığı astık kestiği kestik uygulamalar yapmışlardır.

Bütün muhalifleri tasfiye etmeye çalışılmış ve akla hayale gelmeyen işkenceler uygulanmıştır. Kendi küçük cinsel çıkarları için kullananlar bile olmuştur.

Kendisine yüz vermeyen ya da hizmet etmeyen kadını cadı olarak yaktırmak, fikirlerine zıt fikirleri olanları dönmezse yaktırmak gibi. Siyası ve dini erki nedeniyle İspanya, Roma ve Hırvat olmak üzere üç büyük engizisyon adından çok söz ettirmiştir.

Bu şekilde bu zihniyet senelerce hüküm sürmüş işkence ve ölüm korkusuyla insanları baskı altında tutmuştur.. Rönesans ve Matbaanın icadı ile tetiklenen aydınlanma dönemi İngiliz reform hareketleri ve Fransız ihtilali bu gidişi bitirmiştir.

Engizisyon: Latince, inquisitio, soruşturma.




3 Şubat 2011 Perşembe

BAŞKANLIK SİSTEMİ ABD VE AVARA KASNAK POLİTİKALAR.


Cumhur başkanını halkın seçmesi ile başlayan ve giderek son zamanlarda ortaya atılan ABD tarzı başkanlık Sistemine geçiş tartışmaları gittikçe ciddiyet kazanmaya başladı. Bu alt yapı çalışmaları, işbirlikçilerin işbirliğinde oldukları Emperyalistlere karşı kaçınılmaz ve zorunlu vazifelerinin bir sonucu gibi bir izlenim uyandırmaktadır. Bir yerde ABD ve İngiltere ile olan yakın ilişkileri itibari ile başka çareleri de yoktur aslında...


Bu durumu anlamak için bazı dirsek temasları ve çıkar birliklerine göz atmak lazım. Bana doğru gelen bir tespite göre, ABD hakim lobilerinde trafik çetin, aralarında çıkar alışverişi olmakla beraber, esas olarak üç çıkar kesiminden oluşuyor... Bir, Kapitalistler, İki Protestanlar, Üç Siyonistler... Protestanları ikiye ayırın, yarısı Avangelistler, bunlar Siyonistlerin kontrolünde, diğer yarısı da İngilizlerin kontrolünde...


ABD deki bu güçler arasındaki en hâkim kesim, İsrail halkının bile karşı olduğu Siyonist İsrail Yönetimi ile olan birliktelikten de açıkça anlaşılacağı gibi Siyonistlerdir. İllumünati masonluk vs. gibi yapılanmalarda, bilindiği gibi Dünyanın her yerinde kolları olan bu zihniyetin marifetidir.


Bu durumda, ABD Robot devletine hâkim olan bu kesimlerin aralarındaki güç çatışmaları ve kimlerin kimlere üstün gelerek ABD Robot Devletini Emperyalist çıkarlar doğrultusunda kullandığı açıktır. Bizim belli kesimden kişilerin ABD yetkilileri ile yakın görüşmeleri ve İngiliz kraliçesinden madalya alındığı falan düşünülürse, bazı taşlarda yerine oturacaktır sanırım.


ABD Ekonomisi monetarist iktisadi ekol hakimiyetinde ve üç ayak üstünde hareket ediyor, Konut, Borsa ve Tüketici piyasası. Dünya krizi de bilindiği gibi şişen bu Konut piyasasından kaynaklanmıştır. Senelerce taksit lere sokulan ve Medya'nın içinde yer aldığı Sistematik yapının beyin yıkama ve uyutma faaliyeti ile kitle zaten teslim alınmış ve pasif hale getirilmiş durumdadır.


Zencilerin durumu İç savaştan beri ortadadır ve Ku Kluks Klan vs. benzeri yapılanmalar vasıtası ile büyük bir kısmı dışlanmış ve hala ucuza çalışan köleler durumundadırlar. Böyle uyutulan bir kitleyi güden bir sistematik yapı , bilinçlenen ve özgürlük talep eden kesimleri ezen bir istihbarat ve Polis gücü ile Demokratik değil, senato meclis vs. ile Demokratik görünüm veren ama aslında ezici faşist yöntemler uygulayan bir Robot Devlet söz konusudur.


Hal böyleyken, Ekonomideki, Konut, Bursa ve Tüketici piyasasının oluşturduğu üç ayak üzerinde Ekonomik yapı içinde sömürdükleri kitleye, Film ve Medya sektörünün yaratıcı gücü ve İki partili eğlenceli seçimleri ile bir rüya yaşatılmaktadır.


Tertipledikleri görkemli ve eğlenceli panayır seçimleri ile gelen giden ama biri birinden pek farkı olmayan iki parti mevcuttur. Aslında birbirinden farkı olmayan bu iki Parti ve Neocon’lar, Analizciler ve Think Thanklerin ince tezgâhları ile bu kitlenin kanaatleri Sinema ve Medya operasyonları ile kontrol altında tutularak kitle uyutulup güdülür.


Bu kitle uyur, reklam sektörünün fişeklemesi ile bilinçsizce harcar, sağlığa zararlı türlü gıdayı tüketir ve işler yürür gider. Partiler ve Başkanlar değişir, senatolar vs. türlü Demokratik görüntü veren takla izlenir ama işler hep olacağına varır. Toz pembe bir Rüya içinde türlü sıkıntı yaşanır ve hayallerle avunulur, bildik düzen de hem içte hem dışta devamlı yürür.


Aslında işler, ABD’nin yerleşik Kurumları tarafından yürütülür ve 50 yıllık 100 yıllık politikaları ve stratejileri güncellenir ama hiç değişmez. Hedef geri kalmış ve gizli sömürge halini almış ülkelerin rantı ve kaynaklarıdır, devamlı yöntemler geliştirilir halklar yalanlarla uyutulur.


Türlü dümen ve sahtekarlıkla bu halkların varlıkları iç edilir ve insanlar ucuz emek yani ucuz köleler haline getirilir... Bunlara karşı çıkacak, ters gidecek başkan, senato üyesi vs. kişilerin başınada hep bir meczup tarafından bir iş gelir ya gözden düşer ya da öldürülür…


Bu Robot devlet, hâkim gücün istediği yönde ve çıkarları ile bağlı kesimlerin zorunlu onayı ile halkların başına bela olan Dünya çapındaki Emperyalist icraatlarını sürdürür gider. BOP vs Strateji ve projelerin Siyonizm’in çıkar birlikleri ile birlikte önünü açmaya yönelik planlamaları olduğunu bizim çocuklar bile anladı artık.


Emperyalizm, hedef bölgelerinde ilişki kurduğu ve Devletin içine birlikte kadrolaştığı bölgesel işbirlikçileri ile ortaklaşa sömürdüğü de saklanamaz şekilde ortaya çıkmıştır artık. İşbirlikçilerin ismi şudur veya budur hiç önemli değildir önemli olan bu zihniyettir ve bu gibi leri zihniyetlerinden tanımak kolayca mümkündür.


Yukarıda kısaca anlattığım ABD içindeki sistemi, Küreselleştirmenin ve çıkarlarının bir gereği olarak bize de uygulamaları gerekiyor. Zaten Televizyonlarda ha bire yalan yanlış tarihi sosyolojik palavraları bize yutturmaya çalışan, Prof. lakaplı yada daha alçaktan uçan borazanların halleri de, ABD modeli çakma neocon vari bir tavrı andırmaktadır..


Bütün icraatlarının ortaya koyduğu belirtilerden anlaşıldığına göre, bu bölgeye NATO, BM vs Organizasyonları ile çöküp, Füzeleri kurup bölgeyi kavradıktan sonra güncelleme yaparak sonraki aşamalara geçecekleri kesindir. Ekonomik alanda da zaten bağımlı hale getirdikleri Türk Halkını kendi sistemlerine uyumlu hale getirmeleri ve bölge kalkınma ajansları, işçi istihdam büroları derken giderek ilerki aşamalara geçmeleri gerekiyor.


Sıcak para ile bir gerip bir rahatlatarak üretimi bastırdıkları, borsa, tahvil ve döviz le sürekli mıncıklamaları yüzünden yaşadığımız devamlı enflasyon ve cari açık veren Ekonomik yapımız ortadadır. Hemen hemen yabancıların eline geçen Ekonomik yapımızı, Uluslar arası sermayenin şu sıralarda sıcak para ile rahatlatıp işbirlikçileri Ekonomiyi düzeltiyormuş havası verdiği de açıktır.


Uzun süredir Ülkemizde uygulanan projelerin ulaştığı son zamanlardaki yargı vs. operasyonlarını takiben, Başkanlık Sistemi tartışmalarını açmalarının sebebi de Neo Osmanlıcılığı da içeren bu kesin kavrama amacına yöneliktir. Yani aslında uzun süredir birileri, efendilerinin işaret ettiği yönde kitleleri kurbağa gibi ısıtarak bir şeyleri dayatıyor.


Bu gidişe razı edebilmek için Pinokyo'daki gibi gidenlerin aslında eşeğe dönüştüğü harikalar diyarı imajı yaratılarak kitleler uyutulup Sistem Emperyalistlerin planlarına uygun bir yapıya dönüştürülüyor... Tabii bu durum alışıldık ve tek düze gelişmeyecektir, hepimizi etki ve tepkilerin yaratacağı olası gelişmelere göre şekillenecek bir gelecek bekliyor, uyanış şart önümüzdeki seçim çok önemli...


Saygılarımla

Yurtsever Yurttaş



NOT: YURTSEVER YURTTAŞ BLOG SAYFASINDA YER ALAN ARAŞTIRMA VE YAZILARIN BÜTÜN HAKLARI MAHFUZ’DUR KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM YAPILACAKTIR.





25 Ocak 2011 Salı

HERKES HEPATİT TESTİ YAPTIRSIN!




1990’lardan beri takip ettiğim bir konu bu ama aslında çok daha eskilerden itibaren, Virüs İnaktivasyonu ve bu gibi güvenlik konusunda ki gevşek davranışlar sonucu toplumumuz hep korumasız kalmıştır.

1995 ler den sonra ise bazı çevreler, İnsanlarımızın ihmal ve umursamazlıkla Hepatit kapmasına ve bu tehlikenin yayılmasına sebep oldular.

Sağlık Sisteminin ve Sağlık Sistemine işi düşen insanlarımızın sorunları Tam gün yasasından ibaret değildir. Bu Virüs in aktivasyonu konusu bu sorunların en başını çeken konular arasındadır. Bu konuyu ciddiye alınız, herkes sağlık kuruluşlarına başvurarak Hepatit testi yaptırsın, benden söylemesi...

Bu konunun üstünü örtmeye sebebini başka kanallardan göstermeye çalışıyorlar. Kan güvenliği konusu Türkiye'nin başına bela olan en önemli konulardan biridir. Bu Hepatit konusunda da İnternet te bol bilgi vardır...

Telaş etmeyiniz uzun sürede zarar verir ama Çok sinsi bir hastalıktır herkes tahlil yaptırsın, erken tespit önemlidir. Ticari olan hiçbir konuya güvenmeyiniz, öğrenip her şeyi iyi anlayınız. Esas olarak risk grubu olan ve kan ürünü kullanan hastalar bu uyarıyı ciddiye alsınlar. Hepatit ilaçları ve tedavisi de ayrıca kazanç kapısıdır.

Test PCR olmalıdır, Elisa testi tam sonuç vermez. Elisa Antikor bakar, PCR virüs ü direk olarak tespit eder, antikor çok uzun sürede tespit edilebilir bu yüzden yanıltabilir, PCR hemen bulur. Strese girmesin kimse, herkeste çıkacak diye de bir şey yok sadece bakmak gereklidir.

HEPATİT HAKKINDA KISA BİLGİ: Hepatit karaciğer İltihabıdır, Hepatit A - B- C virüsleri de bu iltihaba sebep olan virüslerdir. Hepatit virüsleri lipit çeperli virüslerdir ve A ağız yoluyla B - C Kan yoluyla geçerler, üzerinde çalışılan başka Hepatit virüsleri de vardır. Eğer erken teşhis edilip tedavi edilmezse, bu virüsler karaciğeri tahrip edip ölüme sebebiyet verirler. Tedavi İnterferon ve İmmün sistemin güçlendirilmesi esasına dayanır.
.
BU KONULARDA TİCARİ KONULAR ARASINDADIR.

Kan konusu Ticari konular içindedir ve sadece Eritrosit değil, Eritrositten ayrıştırılıp imal edilen bir sürüde kan ürünü vardır... Bazı kan ürünlerinin 1000 UI olarak tanımlanan bir dozu 1000 1500 lirayı bulur.

Tek doz yetmez bir hastaya Ayda 16 - 18.000 UI gerekir, yani başlı başına rant kapısıdır ve bu piyasa içinde çok hareket ve dirsek teması vardır.

Muazza’nın kaldırılması ve ecza marketleri konusu vs. bazı çalışmalar, İlaç ve Kan piyasasının ne kadar büyük bir getirim kapısı olduğunu ispatlamaya yeter…
-------------------------------------------------------
HAYAT FİLM SENARYOSU DEĞİLDİR, DÜNYA GERÇEKLİĞİNE KARŞI DUYARLI OLUNUZ.

Hal buyken, her yerde atılan bunca Demokrasi, Özgürlük, İnsanlık Sevgi vs. nutukları palavradan öteye gitmemektedir. Bu nutuklara rağmen, malum bir zihniyet insanlık aleyhine Dünya çapında çalışmalar yapmaktadır fakat insanlar Filmlere alışmış ve böylesine üçkağıt ve pislik kaynayan bir dünyayı Film izler gibi izlemektedir.

Ortalıkta uçuşan bu tozpembe palavra nutuklara değil, kitlelere çaktırmadan uğraşılan Biyolojik savaş vs. gibi konulara dikkat ediniz. Bu konular pek dikkat çekmeden beceri lir ve bunlar ya keçiden çıktı ya maymundan geçti, kuşlar saçtı vs. palavralarla ortama yedirilir.

Dikkatlice incelediğinizde ise Dünyadan kazınan virüslerin bile insanlık hiçe sayılarak Süper Devletlerin özel olarak inşa ettiği laboratuar ve virüs bankalarında üretilip saklandığını görürsünüz.

Dünyanın gerçekliğine gözünüzü kapatmayınız, esas Hayat gerçekliği size anlatılan ve yaratılan imaj gibi değildir. Esas gerçeklik devlet sırları denilen gizli dosyalarda saklıdır ve akıllı biri bu gizli dünyayı uluslar arası ilişkileri gündemi izleyerek, rahatlıkla algılayabilir.

Yurtsever Yurttaş



17 Ocak 2011 Pazartesi

YEMEN CEPHESİNDE Kİ ŞEHİTLERE GÖZ YAŞI


BU BEYLERİN SÖYLEMLERİ İLE İLİŞKİLERİNDE BİR TUTARSIZLIK VAR.

Benim aklım karıştı, şanlı tarihine sahip çıkıyor gibi görünen bu beylerin söylemleri ile ilişkilerinde bir tutarsızlık var.

Tayyip bey, ABD nin Saddam dan kurtardığı Kuveyt de Kuveytli trilyoner iş adamlarından ödül alırken, Diğer bey Gül de, Bedevi Suudilerin ABD ile bir olup sünni Yemenlileri kışkırtıp Şii Yemenlilere saldırdığı Yemen de, Clinton ile buluşup, Yemen cephesinde şehit olan dedelerimize gözyaşı döküyor.

İşin garibi, Yemende gözyaşı döken Sayın Gül, Chatham House ödülü"nü Yemen cephesinde Bedevi arapları kullanan ve bu savaşta dedelerimizi şehit eden İngilizlerin kraliçesinden almıştır.

Yani, uzun süredir işbirliğinde oldukları ve ödüller aldıkları Arap kralları, prensleri, iş adamları da, Yemen cephesinde Şerif Hüseyin komutasında İngilizlerle bir olup Osmanlıya ihanet eden ve şimdilerde Emperyalistlerin eteğinden ayrılmayan ve İngilizler sayesinde Trilyoner olmuş Bedevi Araplardır.

O birlikte ağladıkları şehitlikte yatan Dedelerimiz de, dediğim gibi, Yemen cephesinde İngilizlerin ve başta Suudiler olmak üzere Osmanlıya karşı baş kaldırmış Arapların öldürdüğü şehitlerdir. Burada Arapların iki yüzlülüğüne mi kızayım İngilizlerin riyakarlığına mı Güleyim bilmiyorum.

Beylerin tafrasından gına geldi, ''İslam birliği kurulacakmış,'' Müslümanlara sahip çıkılacaksa Emperyalistlerin hizmetkarı olan prensi kıralı bırakıp ezilen Arap halkına bakmak gerekmez mi?

Birileri açıklasın bana bu çelişkili durumu, çünkü bence ABD’nin icazeti ile ve ABD işbirliğindeki Arap zenginleri ile kurulacak bir İslam birliği sadece ABD’nin ve Emperyalistlerin çıkarına uygun kurulur.

Yurtsever Yurttaş





9 Ocak 2011 Pazar

GENÇLİK HAREKETLERİ KONUSUNDA İNCE OYUNLARA DİKKAT!


Gençlik hareketleri konusunda duyarlı olmamız gereken bir konu var. Bu önemli konu, PKK’nın CIA ile birlikte, eskiden olduğu gibi Sol devrimci kılığında örgütler kurduğu ve bu gençlik hareketlerine sızdığı dır. Taş atan çocukların Gençlik hareketlerinin içine sızarak bu demokratik hareketleri içinden çıkılmaz hale getirmesi mümkündür.


Bu gibi örgütler, bir süre sonra bu kavganın yönünü saptırarak ve bu dönemde Antiemperyalist tavır belirleyen MHP ye sataşarak tahrik edebilirler. Buna bağlı olarak bazı çevrelerce Ülkücü olarak dayatılan kökü belirsiz bazı kişiler, Üniversitelerde Sol da, ya da tarafsız gözüken gençlere saldırarak Ülkücü Devrimci kavgasını körüklemeye çalışabilirler.


KARŞITLIK YARATMA ÇABASI!


Bazı çevrelerin şanlı Tarih ve Alperenler destanı yaratıp, eski Türk İslam sentezini canlandırmaya çalıştığı da açıkça hissedilmeye başlamıştır. Bu çalışmaların, güncellenmiş yeşil kuşak çalışmalarına ve tarikatlar işbirliği ile meşhur Neo Osmanlı çalışmalarına bağlanacağı ve bu konuda alt yapı oluşturulmasın da kullanılacağı da anlaşılmaktadır.


Bu konuda dikkatli olunması şarttır, bu yönde kime ve kimlere güvenebileceği konusunda çok dikkatli olunması şarttır... Bu konular da uzun süredir çalışıyorlar, çünkü ABD'nin sınırları değiştirme hedeflerine yönelik olarak Ülkemizde karışıklık çıkartması ve bu bölgede yaygınlaştırılması gerekiyor.


ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLER ÇOK ŞEYLERE GEBE


Ayrıca PKK, KCK vs. uzantıları ile güçlenmeye ve ABD kanadında da pazarlık payını arttırmaya çalışıyor. CIA ile birlikte tetiklemeye çalıştıkları, Kürt, Türk, Alevi Sünni kavgasını da beceremedi ama bu noktada çeşitli unsurları örgütlüyorlar.


ABD’nin ince işlerin de, bu sıralarda salınan Hizbullahçılar konusu da dikkat çekicidir ve bu tarz örgütler ne tarz yapılanmalar içindedir? PKK, KCK, Dini yapılanmalar, özel ordu ve NATO, BM vs. konular da sıradadır… ABD'nin bu bölgede kalıcı gelebilmesi için Düşmanlar ya da sorunlar yaratması gerektiği kesindir.


HOLYWOOD TARZI BELGESELLER HER ZAMAN DEVREDE.


Diğer yandan, Siyasi ve Tarikatçı İşbirlikçiler, hazırladıkları belgeselleri ellerindeki Televizyon ve çeşitli Mecralarda yayınlayıp, güya bazı eski meselelere açıklama getiriyor. Kendi çıkarlarına ve tezlerine yönelik hazırladıkları hafıza tazeleme belgeselleri ile belli yönde kanaatler oluşturmaya çalıyorlar.


Bu belgesellerde Muhsin Yazıcı oğlunun anlatımları verilerek, MHP den çok BBP’liler öne çıkarılıyor.Alparslan Türkeş'e övgüler düzerek ve alenen üstüne basa basa Marksist komünist gibi kavramları vurgulayarak o günlerdeki kutuplaşmayı canlandırmaya çalışıyorlar. Kışkırtma açıkça hissediliyor ama sanki barışçı ve makul bir havadalar.


Kendileri kutsal bir davaya adanmış da suçlular sadece karşıdakilerde ve bunlar komünistmiş vurguları yapılıyor. Bu Yöntemin ABD'nin Soğuk savaş yıllarında kullandığı yöntem olduğunu bilmeyen yoktur herhalde.


Bu vurgu ile seyredenlerin indinde çaktırmadan sinsi bir düşman imajı yaratılıp hedef belirleniyor... Bu belgesellerde bazı anlatımların içindeki kısa bahisler dışında MHP yok, çünkü MHP bu süreçte oyuna düşmedi ve bu konuda Antiemperyalist vatansever bir duruş sergiliyor. Yani Emperyalistler, bu dönemde o zamanlar kandırdıkları Ülkü ocaklarını kullanamıyorlar, fakat Fethullah'ın kollarına hakimler..


Son zamanlarda MHP ye yapılan saldırıların ve tabanına yönelik çalışmaların sebebi de budur. Bu yüzden, eski dönemde yeşil kuşak çizgisinde becerdikleri gibi bir Sağ Sol kavgasını başlatmak, yaymak ve ABD'nin planladığı Neo Osmanlı Şanlı Tarih vs. gibi palavra konuları ivmelendirmek için BBP’yi MHP’nin yerine geçirmeye ve güçlendirmeye çalışıyorlar.


FETHULLAH NETWORK UNUN ESKİ MARKSİSTLERİNE HİÇ LAF YOK.


Bu belgeseller de, sonradan Nazlı Ilıcağın toplantıları ve Abant toplantıların da Fethullah networkuna bağlanan eski Marksistlerden ve ABD'nin bunların ve kendilerinin desteği ile çevirdiği meşhur dümenlerinden hiç bahsedilmiyor. Sadece, kışkırtıcı ve belirsiz bir şekilde Marksist Komünist dinsiz imansız düşman vurgusu yapılıyor.


Bunun karşıtlığını yaratacak olan çalışmada yukarıda bahsettiğim CIA + PKK kaynaklı Kaypakkayacı vs. çakma Marksist örgütler olmasın sakın... Bilindiği gibi, Dinci akımlar vs. devrede ve birileri bir yerlerden destekler bulmuş devamlı örgütleniyor. Bildik yöntemler gereği her işbirlikçi kesimden birileri Türk Gençliğinin arasına sızıyor.


Çok sinsi bazı işler dönüyor haberiniz olsun...


Yurtsever Yurttaş